|
Ekonomide planlamanın önemi
Sigortalardan.com
Şirket Haberleri Ekonomide planlamanın önemi
Sigorta Şirketleri,Ekonomide planlamanın önemi
Devlet Planlama Teşkilatımız zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu olur ve bu vesile ile de her defasında yeniden hatırlanır. Tabii bu hatırlanış sırasında kuruluş hakkında lehte aleyhte sözler söylenir, yazılar yazılır, fikirler yürütülür. Bu teşkilat kurulmadan evvel de durum böyleydi, şimdi de böyle. Kurulmadan önce böyleydi derken o aşamada plan fikri hakkında değişik yorumlar yapıldığını ifade etmek istedik. Hiç unutmayınız; 1960’tan evvel Hazine Genel Müdür yardımcısı iken bütçe müzakerelerinde o zaman muhalefette olan CHP milletvekilleri sık sık plansız programsız hükümet olmaz diye tenkit ederlerdi. Buna karşı da, iktidardaki Demokrat Parti “bütçeden iyi plan olmaz. Her yıl yapılacak işler bütçeyle belirleniyor” derlerdi. Bu tartışmalar ihtilalle birlikte 1960’ta sona erdi ve modern plan fikrinin gereği çalışmalara başlanılarak Devlet Planlama Teşkilatı o yılın Eylül’ünde kuruldu. Ülkemiz açısından Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulmasının dayandığı düşünce şudur: Bilindiği gibi devlet idaresinin önemli bir kısmını ekonomik hayatın düzenlenmesi teşkil eder. Ülkeleri iktisadi bakımdan geri kalmış, gelişmekte olan ve gelişmiş diye üç kategoride toplamak mümkündür. Hangi grup ülkede olursa olsun hükümetler daima ekonomik problemlerle karşı karşıyadır ve bunların çözümü için devamlı olarak gayret göstermek durumundadırlar. Bu gayret göstermenin temelinde şüphesiz evvela iktisadi meselelerin ve ihtiyaçların ne olduğunun bilinmesi için yapılan çalışmalar yatar. Nasıl tıpta tedavi için önce teşhis şart ise, ekonomik problemlerin çözülmesi için de bunların iyi bilinmesi gereklidir. Bu sebeple ekonomik ihtiyaçları ve problemleri devamlı olarak araştırmak ve bilmek zorunda olan hükümetlerin başta gelen görevleri bunları gidermek ve çözüme kavuşturmaktır. Hükümetler ekonomik meseleleri çözebilmek için bu bahsettiğimiz olaylar zinciri içerisinde değişik metodlar izlerler, ya da uygulama içerisinde bulunurlar. Her ülkede bu konuda çeşitli organlar kurulur ve ayrıca görüş ve düşüncelerini belirten siyasi, mesleki, ya da başka karakterli kuruluşların fikirlerinden istifade edilir. Bu belirttiğimiz hususları özetlersek ekonominin idaresinde evvela istişare sonra da yapılacak işleri tesbit esastır. Bu esasın ikinci bölümü olan “yapılacakları tesbit” için çeşitli metodlar mevcuttur. Bu konuda Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler genellikle plan yapmayı benimserler. Daha evvelki yazılarımızda da ifade etmiştik. Ülkemizde Cumhuriyet dönemiyle birlikte gündeme gelen plan fikrinin ilk ve gerçek sahibi büyük Atatürk’tür. Nitekim Atatürk 1922 yılının Mart ayında Büyük Millet Meclisini açarken yaptığı konuşmada aynen şunları buyurmuştu: “Sizlere ekonomik alandaki faaliyetlerimizi ana çizgileri ile tesbit etmiş olduğum temel noktalarını genel olarak açıklamış bulunuyorum. Bundan sonra iktisat politikamızda teşkil etmiş olduğumuz bu temel esaslara uygun olarak hazırlanacak bir plana göre bakanlar kurulumuzun uygulamaya geçmesini bekliyoruz.” İşte bu uygulama için çeşitli safhalardan geçilerek 38 yıl sonra Devlet Planlama Teşkilatı kuruldu. O halde bu teşkilat ülkemizin, ekonomik kalkınması için takip edeceği yolun belirlenmesinde büyük bir sorumluluğa ve ehemmiyete sahiptir. 2001’de yürürlüğe girecek yeni planın hazırlanmaya başlandığı içinde bulunduğumuz dönemde hükümetin bu teşkilata büyük bir önem vermesi gerekmektedir.
Planlama faaliyetlerinde 4 ayrı gayrete ihtiyaç vardır.
Amerika’dan bakan getirilmesine sebep olan son mali kriz ortamında konuya telaşlı bir şekilde ve kısa vadeli bir çerçeve içerisinde yaklaşılmakta ve çareler aranmaktadır. Biz ise bu mevzudan hareketle şöyle düşünüyoruz: Ekonomik hayatımızın ne şekilde bulunduğunu görmek istediğimiz zaman önümüzde beliren tablonun görünüşü şöyledir: İlk göreceğimiz şey; 16 yıldan beri ilk defa rahatlatıcı görünüş gösteren kronik enflasyon. Toplumu derinden yaralayan gelir dağılımındaki aşırı dengesizlik. Büyük huzursuzluğa yol açan işsizlik. Büyük ölçüde bunların sebebi olan kamu gelir-gider dengesizliği ve bunun da sonucu olan ağır iç ve dış borçlar. Bütün bu ekonomik yönden kötü görüntülerin yanında, bunları önlemek başlıca görevleri olan Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Merkez Bankası gözümüzün önünde bulunmaktadır. Bu bahsettiğimiz devlet teşkilatının büyük kadrolu bünyelerini görünce, akla gelen soru “bunlara rağmen niçin bahsettiğimiz iktisadi bozukluklar mevcuttur” olmalıdır. Madem ki ülkemizde bu devasa kuruluşlarımız var, buna rağmen niçin ekonomik tablomuz çok kötüdür? Demek ki devlet idaresi bakımından, yürümeyen bir tarafımız var. İşte kanaatimizce, bu yürümeyenin ne olduğunu bulmak ve onu ortadan kaldırmak esas meselemizdir. Toplumca bizim, en büyük zaafımız taklitçiliğimizdir. Herhangi bir konuda, bir yabancı ülkede uygulanmakta olan bir hususu orada iyi sonuç veriyor diye bizde de uygulamak isteriz. Ama bunu yaparken, o ülkedeki şartların bizde olup olmadığına bakmayız ve söz konusu modeli bizde uygulamaya kalkınca, iyi sonuç yerine olumsuz durumlara sebep oluruz. Bununla ifade etmek istediğimiz husus, ekonomik açıdan alınacak karar ve tedbirlerin ülkemiz şartlarına göre seçilmesi gerektiğidir. Bugün ülkemizde, serbest piyasa düzeni tatbik edilmektedir. Bu düzenin gereği olarak bunu tatbik eden ülkelerdeki duruma göre Devlet Planlama Teşkilatı’nın bugünkü şekliyle mevcudiyetine gerek yoktur denilebilir. Ancak içinde bulunduğumuz bugünkü şartlar, Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulmasına karar verildiği zamankinden çok farklı değildir. Böyle olduğu da yazımızın başında belirttiğimiz ekonomik olumsuzluklardan bellidir. Bundan dolayı ülkemizde ekonomik hayatımızın düzelebilmesi için Planlama Teşkilatı’na gerekli önemin verilmesi lazım gelir. Bakınız Planlama Teşkilatı’nın kurulması ile ilgili kanun gerekçesinde ne yazılı: “Planlama faaliyetlerinde 4 ayrı gayrete ihtiyaç vardır. a)- İktisadi ve sosyal durumun teferruatlı olarak tespit ve teamüllerini tayin etmek, bunlara istinaden de ekonomik ve sosyal politikaya esas olacak hedefleri tespit etmek. b)- Bu hedefleri gerçekleştirecek uzun ve kısa vadeli planları yapmak. c)- İcra mekanizmasının bu planların tatbikatıyla ilgili işleyişini takip etmek ve planın tatbik kabiliyetini değerlendirmek. d)- Özel sektörün temayüllerini takip edip, planları hedeflerine yöneltmek için teşvik çareleri bulmak.” Yukarıda bahsettiğimiz 4 ayrı gayrete şu anda da ihtiyacımız bize göre mevcuttur. Bu sebeple hükümetin bu gerçeğe göre hareket ederek gerekenleri yapması, başka bir deyimle Devlet Planlama Teşkilatı’na gereken önemi vermesi icap etmektedir. Temennimiz, Kemal Derviş’in başında bulunduğu yeni ekonomiyi yönetme sisteminin düşündüğümüz tarzda şekillenmesidir.
.
Ekonomide planlamanın önemi hakkında açıklamalar Ekonomide planlamanın önemi konusunda bilgiler Ekonomide planlamanın önemi hakkında Basında Çıkan Haberler
| |