|
G-20 nedir
Sigortalardan.com
Şirket Haberleri G-20 nedir
Sigorta Şirketleri,G-20 nedir
G-20 nedir?
G-20’nin açılımı şöyledir: G-7+1=G-8, G-8+11=19, 19+1=20. Yukarıdaki denklemin yazı ile ifadesi şudur: G-7, Dünya servetini elinde tutan, en kalkınmış 7 devlettir. ABD, Kanada, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya. Aralarına Rusya’yı alıp oldular G-8. Rusya bu 7 devlet derecesinde zengin ve kalkınmış değildi. Ama elinde Arz üzerindeki bitkiler dahil bütün canlıları 1000 (bin) yıl için yok edecek nükleer bomba ve füze bulunuyordu. Ayrıca Rusya bugün çok akıllanmasına rağmen belâ çıkarmakla ünlü idi. G-8, kalkınma ve ekonomik gelişme hızı en ümit veren 11 devleti 1999’da aralarına almaya karar verince oldu G-19: Avrupa Birliği (AB), başta İspanya ve Holanda hayli pek çok gelişmiş ülkeyi içerdiği için, blok hâlinde üye yapıldı, oldu G-20. AB’nin 4 devleti (Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya) zaten G-7 üyesi idiler. Diğer AB devletlerini, her 6 ayda bir değişen dönem başkanı devlet temsil ediyor ki, dünki Londra zirvesinde bu devlet Çek Cumhuriyeti idi. G-20 yılda bir defa ve ayrıca G-8 gene ayrıca yılda bir defa zirve toplantısı yapıyor. En hızlı gelişen 11 devletin üçü Müslüman’dır: Türkiye, İndonezya, S.Arabistan, İsrail ve Mısır, İran Pakistan gibi öne çıkan Müslüman devletler G-20 dışındadır. G-20’nin tek komünist üyesi ise Çin’dir. On binlerce dolar milyonerinin zuhur ettiği Çin komünizmi ne mene bir rejim ise... Çok sayıdaki Orta ve Güney Amerika devleti arasında 3’ü, 11 ek devlete dahil edilmiş: Brezilya, Meksika, Arjantin, G-20’nin tek Afrika devleti Güney Afrika’dır. Diğer devletler Çin ve Hindistan gibi iki dev ülke ile Avustralya ve Güney Kore gibi çok gelişmiş iki devlettir. G-20, Dünya millî gelirinin yüzde 90’ını oluşturan 49 trilyon doları temsil ediyor. G-20 dışında kalan devletler, geri kalan yüzde 10’u yani 4,9 trilyonu paylaşıyorlar. Toplam Avrupa Birliği gelirinin artık ABD’yi geçtiğini ekliyorum.
G-20, Washington’un 21. yüzyıl başında Pax Americana’yı nasıl tasarladığı hakkında tipik fikir veren bir teşebbüstür. Dünya ekonomisini âdetâ tek sisteme bağlamak istemektedir. Sistemin dışında kalanlar önemsiz hale gelmektedir. Dolayısıyle dışarıda kalanlar da bu 21. asır modeline adapte olmaya çalışacaklardır. G-20 denen oluşum, G-7’nin genişletilmişidir. Washington’un inisiyatifiyle Birleşik Amerika, Kanada, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya devlet veya hükûmet başkanları, G-7 adıyla yılda bir defa bir araya geliyor, dünya ekonomisini konuşuyorlar. Bu 7 devlet, dünya servetinin en büyük kısmını ellerinde tutuyor. Ekonomi dışında yavaş yavaş, problemli saydıkları konulara da girdiler. Son defa Kıbrıs’ı bile konuştular. Bir müddet önce, Rusya dışarıda kalıp huzursuz olmasın diye, ekonomisinin cılızlığına rağmen onu da aralarına aldılar. Oldular G-8... G-8, şimdi aralarına 10 yeni devlet ve 2 milletlerarası kuruluşu katarak G-20 haline gelmeyi kararlaştırdı. 10 yeni devletten biri Türkiye’dir. Diğerleri Avustralya, Çin, Güney Kore, Hindistan, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Brezilya, Arjantin ve Meksika... Ayrıca Dünya Bankası ve Avrupa Birliği de birer temsilci ile katılacak. Zaten Avrupa Birliği’nin 4 büyüğü (Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya) G-8 içinde idi. G-20’de tek Afrika devleti var. Güney Afrika Cumhuriyeti. Ve yalnız 2 müslüman devlet bulunuyor: Türkiye ile Suudi Arabistan. Bu şekilde Türkiye ekonomisi, şemsiye altına girecek. Bu durum, Türkiye’nin Avrupa birliği üyesi olması ve Türk devletleri ile işbirliği mekanizması oluşturmasıyla daha netleşecek. Nitekim Birleşik Amerika-Kanada ve Meksika ile çoktan ayrı bir ekonomik ünite kurdu. 21. yüzyıl devletleri, bu derecede karmaşık şekilde yönetilecek. Ve her şey insanın refahı ve hürriyeti için yapılacak. Bu yepyeni dünyaya katılmaya hazır mıyız?
G-20: Topal ördek
Nihayet toplandılar. “Oyunun kuralları yeniden yazılacak” denilen G-20’den bahsediyorum. Dünya ticaretinin ve ekonomisinin dörtte üçünü temsil eden 20 ülkenin liderleri bir araya geldiler, konuştular, krizin ne kadar derin ve şiddetli olduğunu teyid ettiler, piyasaların daha iyi düzenlenmesi gerektiğini söylediler, mali sistemde reform önerdiler, sermaye ve ticaret hareketlerinin kısıtlanmaması gerektiğini belirttiler ve dağıldılar. Zirve’ye “yeni Bretton-Woods” benzeri beklentiler yükleyenler için ufak çaplı bir hayal kırıklığı oldu diyebiliriz. *** Ev sahibi ve krizin başlangıç yeri olan ABD’nin öncülüğünde radikal ve güçlü kararlar bekleniyordu zirveden... Ama ev sahibi koltuğunda oturan Bush iki ay sonra görevi bırakıyor. Küresel boyutta bir krizde, ancak Amerika’nın inisiyatif almasıyla radikal çözümler üretilebileceği aşikâr... Yeni başkanın nasıl pozisyon alacağı ise hâlâ meçhul... Haliyle zirveden çıkan kararlar da “malumu ilam”dan öteye gidemedi. “Yeni para sistemi, küresel düzenleyici kurullar” gibi “kökten” kararlar ise nisanda toplanacak ikinci zirveye -ve Obama’ya- kaldı. HHH “Zirveden tarihi kararlar başlığı atmak isterdik” diyen Financial Times’ın “kayda değer bir şey yok” dediği sonuç bildirisinde, yine de “hiç yoktan iyidir” diyebileceğimiz konular vardı. Birlikte hareket etme, regülasyonların gözden geçirilmesi, şeffaflığın arttırılması, IMF ve Dünya Bankasının gelişmekte olan ülkeler için daha etkin hale getirilmesi gibi kararlar, -yaraya merhem olmasa da- bir sonraki toplantıya kadar “karar zeminini” sağlamlaştıracaktır. Küresel muhasebe standartlarının ve şirket bilançolarının daha saydam olması ve -bu krizde itibarları yerlerde sürünen- kredi derecelendirme kuruluşlarının standartlarının yeniden tarif edilmesi gibi kararlar, önümüzdeki dönemin düzenleme ve denetleme ağırlıklı geçeceğini gösteriyor. Zirvenin belki de en net sonucu, korumacı ulus ekonomilerine dönüş olmayacağının kesin bir dille teyid edilmesi oldu.
.
G-20 nedir hakkında açıklamalar G-20 nedir konusunda bilgiler G-20 nedir hakkında Basında Çıkan Haberler
| |