|
Geleceğin Türkiyesi
Sigortalardan.com
Şirket Haberleri Geleceğin Türkiyesi
Sigorta Şirketleri,Geleceğin Türkiyesi
|
 |
|
|
| |
Geçmişteki icraatları, 21. yüzyılda Türkiye’nin dünyanın ileri gelen ülkeleri arasına gireceğini gösteriyor. Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun verilerine göre, 1980-1997 dönemindeki büyüme hızımız esas alındığında, 2025 yılında satın alma gücü bakımından milli gelirimiz 1997 yılı fiyatlarıyla 19 bin 224 dolara yükselecek. Büyüme bu hızla devam ederse, Türkiye’nin tam üye olmayı hedeflediği Avrupa Birliği (AB) üyelerinden Yunanistan’ın 2025 yılındaki kişi başına milli geliri, 20 bin dolara, İsveç’in 26 bin Portekiz’in 26 bin dolara çıkacak. Bu hesaba göre Türkiye, bu ülkelerin bazılarını ekonomide ve refahta yakalayacak. Türkiye’nin 2000’de daha küreselleşmiş bir ülke olacağı ve bunun sonucunda kişi başına gelirin de yükseleceği beklentisi var. 2004’e kadar dünya hasılasının yılda ortalama yüzde 3.3, dünya ticaretinin yüzde 6 büyümesi beklentisi, dünya ekonomisi ile bütünleşme çabasındaki Türkiye için olumlu bir gelişme olarak kabul ediliyor.Türkiye’nin 2000 yılında milli gelirinin 230 milyar dolar seviyesine çıkması bekleniyor. Bu hedef gerçekleşirse Türkiye hasılasının dünya hasılası içindeki payı 1992’deki payı yüzde 0.69’dan 2000’de yüzde 0.79’a çıkacak. Türkiye’nin dış ticaret hacminin de 2000’de 115 milyar dolara çıkması halinde dünya ticareti içindeki payı yüzde 0.9’a yükselecek. 1992’de bu pay yüzde 0.5’ti.
Büyüme hızları 1980-1997 döneminde Türkiye’nin yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 5.1’i iken aynı dönemde, AB üyesi ülkelerden Yunanistan 1.5 ile en düşük büyüme hızına sahip olurken yüzde 4.1 ile en yüksek büyüme hızına ulaşan İrlanda olmuştur. Diğer AB üyesi bütün ülkelerin büyüme hızı bu iki yüzdenin arasında kaldı.
İrlanda zengin olacak Bu gelişmeye göre 15 üyeli AB’nin kişi başına milli geliri 2025 yılında, 1997 yılı fiyatlarıyla 37 bin 526 dolara ulaşacak. En zengin AB ülkesi, ise 47 bin 937 dolarla İrlanda olacak. Şimdi de en fakir AB ülkesi olan Yunanistan, 20 bin 652 dolarlık seviyesini koruyacak. Almanya’nın 1980-1990 dönemindeki gelişme hızı, 1998-2025 döneminde değişmezse, 2025 yılında kişi başına milli geliri 39 bin 742 dolara yükselecek. 1980-1997 gelişme çizgileri dikkate alındığında İngiltere’nin kişi başına milli geliri, 1997 fiyatlarıyla 2025 yılında 42 bin 830, Fransa’nın 36 bin 904, İtalya’nın 37 bin 750, İspanya’nın ise 33 bin 795 dolara çıkacak.
2025’de en büyük Almanya Almanya 2025 yılında, 1997 fiyatlarıyla 3 trilyon 215.1 milyar dolarlık gayrı safi milli hasılaya ulaşacak. Onu 2 trilyon 548.4 milyar dolarla İngiltere, 2 trilyon 229 milyar dolarla Fransa, 1 trilyon 951.7 milyar dolarla İtalya takip edecek.
ispanya’yı geçeceğiz Türkiye, aynı hızla kalkınırsa 2025 yılında, milli gelirini dörte katlayarak gayri safi milli hasılasını 1997 fiyatlarıyla 1 trilyon 649.5 milyara ulaştıracak ve Yunan ekonomisini, 2025 yılında sekize katlayacak. Türkiye, ekonomik gücüyle, şu anda dörtte birinden küçük olduğu, AB’nin devi Almanya’nın da yarısını geçecek, İtalya’ya oldukça yaklaşacak, İspanya’yı ise geride bırakacak. 2025’de tam üye olması halinde Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’nın ardından beşinci sırada yer alacak. 2025’te Türkiyenin emek gücüne yine gurbet yolu gözükebilir. İstatistikler 2000’lerde Avrupa ülkelerinde istihdam açığının giderek artacağını gösteriyor. Bu açığı kalifiye olma koşuluyla Türk işçisi kapatabilir.
Daha çok ihracat İhracatımız 2000 yılında 70 milyar dolara, ithalatımızın ise 80 milyar dolara çıkması hedefleniyor. Halen, ithalatın ancak yüzde 60’ını karşılayan ihracatımız daha hızlı artarak 2000’de ithalatın yüzde 87’sini karşılayacak. Bu arada 15 milyar dolara çıkacak ihracat-ithalat farkını yani dışaçığı kapatmak için turizm ve gurbetçilerin dövizleri imdada yetişecek.15 milyar dolarlık ticaret açığına karşılık işçi gelirlerinin 5 milyar doları, dış hizmet gelirlerinin 3 milyar doları, turizm gelirlerinin 14 milyarı doları bulması, buna karşılık dış borç faizlerinin 4 milyar dolarda kalması bekleniyor. Böylece 2000 yılında cari işlem açığı 4 milyar dolar olacak. Bugün 1 milyar doları aşmayan yabancı sermaye girişinde 2000 hedefi yılda üç milyar dolar. Evdeki bu hesaplar çarşıya uyarsa dış borç almaya da fazla gerek kalmayacak. Dış borçlarımızın milli gelire oranı yüzde 41.. 2000 hedefi bunu yüzde 26’ya indirmek.
Züğürdün çenesi... Her Türk evladı gibi ben de ülkemin 300 milyar doların üstüne çıkan iç ve dış borcunu tasa etmiyorum. Etmem de. Yarın nasıl olsa ya AB, veyahut da ABD gelip bu borçların hepsini silecek! Elleri mahkum! Hatta üste para bile verecekler. Bizim ülkemiz jeopolitik üstünlüğe sahip bir ülke bir kere. Hele bir de stratejik konumumuz var ki, dillere destan. Bu kadar özelliği olan bir ülkeyi öyle kendi haline kim bırakabilir ki, AB veya ABD bıraksın? Aha şuraya yazıyorum. Hepsi gelip ayağımıza kapanacak ve ‘Biz ettik siz eylemeyin’ diye bu yüce ulustan özür dileyecekler. Ümitliyim. Farzımuhal, onlar gelmedi diyelim. Dert değil. Topraklarımızın altı petrol kaynıyor nasıl olsa. Dünyanın en zengin bor rezervi bizde. Hakeza maden, envai çeşidi var. Para desen gani. Neresinden bakarsan bak; vatandaşın yastık altında en az 70 milyar doları var ki, yeme de yanında yat!.. Yurtdışındaki işçilerimizin yabancı bankalardaki 100 milyar dolarlık tasarrufunu da unutmuş değilim tabiî... Tüm bunları övünmek için yazmıyorum. Gerçek!.. Biz çok mühim bir milletiz ve ülkemiz de başka ülkelerden daha stratejik!.. Şayet işler yolunda gitmiyorsa; kabahat bizim değil. Dünyaya yön vermek isteğiyle meydana çıkıp da Türkiye gibi güzide bir ülkenin kıymetini bilemeyen liderler var ya, işte onların!.. Hepsi aşağılık kompleksine yakalanmış, bu illetten kurtulamıyorlar bir türlü. Gelip gidip, ‘Reform yapın’ demeleri de; ‘Bazı konularda eksikleriniz var. Uyum yasaları çıkarıp bize benzeyin’ diye tafra satmaları da hep ondan. Anlıyorum tabiî: Kimlik sendromu!.. Türkiye’de gelmiş geçmiş tüüüm siyasi parti liderlerini ve iktidarları takdir ediyorum. Hepsi sabırtaşı sanki. Sözümona batılı liderlerin aklını başına devşirmesi için beklediler, bekliyorlar. Aşağılık kompleksi içindeki batılı liderlere sabır göstermekten başka ne yapılabilir ki? Onların ‘Reform yapın’, ‘Kendinize çekidüzen verin’ gibi abuk subuk tekliflerine cevap vermiş olsalardı, yanmıştık!.. Ahmağa verilecek en iyi cevap sükuttur. Hadi, hatır için ‘Ha, hu’ da de; o da diplomasi gereğidir ki, lâzım. Bizim akıllı liderlerimiz de aynen öyle yaptı ve yapıyorlar zaten. Kutlarım kendilerini. Reform bizi bozar!.. Biz değişeceğimize onlar değişsin. Biz onlara uyacağımıza, onlar bize uysun!.. Şu kadar sene sonra yok teknolojiymiş, yok iletişim çağıymış, yok iyi yönetişimmiş... Yok öyle, burası Türkiye!.. Al takke, ver külah geçinip gidiyoruz işte. Akşam aslan, gündüz tilki!.. Var mı onların böyle renkli bir hayatı? Yok! Eee, o zaman gelsinler bize. Çalışıp çabalayıp bitap düşmenin âlemi ne? Aha bak, azıcık bir hayalle kendimi dev aynasında görüverdim. Haa, bu hayal; beyaz atlı prensini bekleyen bir genç kızın hayalinden daha etkili, onu da söyleyeyim yani. Nerede var böyle tatlı hayat, oh ne rahat!.. Kimse ağzımızın tadını bozmasın arkadaş. Haksız mıyım Necmiii?!.
.
Geleceğin Türkiyesi hakkında açıklamalar Geleceğin Türkiyesi konusunda bilgiler Geleceğin Türkiyesi hakkında Basında Çıkan Haberler
| |