|
İnternet korsanlığı
Sigortalardan.com
Şirket Haberleri İnternet korsanlığı
Sigorta Şirketleri,İnternet korsanlığı
|
 |
|
|
| |
İnternetin ortaya çıkmasıyla eser sahiplerinin haklarının farklı bir şekilde ele alınması gündeme geldi. İnternet ile dünya hukukunun, siber uzay hırsızları ile karşı karşıya kaldığını belirten Prof. Dr. Ergun Özsunay, “Artık siber uzayda hukuk ihlalleri oluyor ve giderek artıyor” diyerek, siber uzay korsanlarının, bilinen telif hakları hırsızlarının yerini aldığını vurguluyor.
Hukuk çaresiz... Öyle korsanlar var ki akıl sağlıkları yerinde olmuyor, sadece insanları incitmeyi amaçlıyorlar. Bu kişilerin hedeflerinden bahsetmek çok güç. Amaç sistemleri bozmak ya da sistemlere girmiş olmak mı? Amaçlarına göre bilgileri deforme ediyorlar. Adi suç işleyebilecek kişilerin korsan olmasına gerek yok. 3 bin dolarlık bir PC ile de bu işi yapabilmekteler. Amerika’da bazı terörist grupların silah alabilmek için paraya ihtiyacı oluyor. Parayı temin etmek için 1970’lerde banka soyarlardı. Şimdi ise bilgisayar kullanarak para çalıyorlar. Ya da polis kayıtlarına girip kendi elemanlarının sicillerini değiştirebiliyorlar. Eylemler, kesinlikle hedeflere bağlı. Bilgisayarlar da bu amaçlara hizmet imkânları sunuyor. Bilgisayarları; strateji belirlerken, propaganda yaparken ve operasyonları destekleyen tüm alanlarda kullanıyorlar.
TÜRK HACKERLAR Türkiye internetle 5 yıldır tanışıyor. Bu sürede 250 bine ulaşan kullanıcı sayısı, inanılmaz bir hızla artmaya devam ediyor. Ülkemizdeki internet kullanıcılarının büyük çoğunluğu genç kuşak. Dünyada ise internet kullanıcıları bütün yaşlara eşit olarak dağılmış. İnternet korsanları arasında Türk hackerlarını da bulmak zor değil. Hackerlar Türk Telekom’u protesto etmek için bazı televizyon kanallarının web sitelerini “hack ederek” bir mesaj bırakmışlardı. Bir televizyon kanalının web sitesine “ikinci baskı” başlığıyla bir yazı yazan hackerlar, internet üzerindeki sorumsuz ve yetersiz güvenlik sistemlerini protesto etmek amacıyla “hack” ettiklerini belirttiler. Yaptıkları bu ikinci uyarının yöneticilere ders olması gerektiğini belirten hackerler, “sadece parayı düşünen” bir anlayışı da kınadıklarını belirttiler. Hackerlar, yeni düzenledikleri sayfada, siteye üye olan müşterilerin şifrelerini, kredi kart numaralarını, e mail adreslerini ve giriş kodlarının da yayınladılar. Yaptıkları eylemi anlatmak için bir de basın bülteni hazırlayarak tüm medyaya e mail ile duyurdular.
DÜNYANIN BAŞI DERTTE Hukuk İlmi Milletlerarası Derneği (IALS) Türkiye Milli Komitesi Başkanı Prof Dr. Ergun Özsunay, uluslararası bilgi iletişim sistemi internet ile dünya hukukunun; siber uzay hırsızlarıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, siber uzayda hukuk ihlallerinin arttığını söylüyor. İstanbul Üniversitesi Medeni Hukuk ve Mukayeseli Hukuk profesörü Özsunay, internetin önümüzdeki yıllarda ve çağda bilgi iletişimde anahtar görev yapacağını ifade ederek, “internet ile eser sahiplerinin haklarının nasıl korunacağı ve telif hırsızlıkları” konusunun dünyanın gündemine girdiğini vurguluyor. ABD ve dünyanın bir çok davanın açıldığını dile getiren Özsunay, “İnternet ile dünya hukuku siber uzay hırsızlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Artık siber uzayda yasa ve ve hukuk ihlalleri oluyor ve giderek artıyor. Haksız rekabet, kişilik haklarının ihlali, manevi ve mali hakların ihlali, internet yoluyla sürekli işlenen suçlar haline gelmiştir. Dünya hukukunun, siber uzay hırsızlarıyla başı dertte “ diyerek, siber uzay korsanlarının, bilinen telif hakları hırsızlarının yerini aldığını vurguluyor. İnternetin ortaya çıkmasıyla eser sahiplerinin hakları farklı bir şekilde ele alınması gündeme geldi. Uluslararası elektronik ağ sebebiyle, fikir ve sanat eserleri hırsızlığı ile eser sahiplerinin haklarının ihlali daha da kolaylaşıp yaygınlaştı. Sanal korsanlar hiçbir sınır tanımadan işlerini kolayca yapabiliyorlar. Günümüzde internet yoluyla eser sahibinin mali ve manevi haklarını kolayca ihlal edebiliyorlar. Çünkü elektronik bilgi ağındaki bilgi akışını takip etmenin ve denetlemenin oldukça güç olduğu, bu konuda uluslararası hukuk normlarının da yetersiz kaldığı uzmanlar tarafından belirtiliyor.
MAHKEMELER KURULMALI İnternet yoluyla tecavüzlerin önlenmesi için uluslararası hukuk normlarının oluşturulmasının önemi, şimdiden yapılan çeşitli toplantılar ile vurgulanmasına rağmen, Türkiye’de henüz sanal korsan saldırılara karşı etkili bir hukuki tedbir alınmış değil. Eser sahiplerinin, internet yoluyla fikri haklarına yönelik tecavüzlerden korunmak için, uluslararası antlaşmalara yönelik çalışmaların UNESCO bünyesinde derhal başlatılması gerektiğini kaydetmelerine rağmen, sanal korsanların tehlikesi halihazırda “net” ortamında devam ediyor. Uluslararası hukukçular, bu kuralları uygulayacak ulusal ihtisas mahkemeleri oluşturulması gerektiğini de ifade ediyorlar. Ayrıca, bu mahkemelerde görevlendirilecek hakim ve avukatlar ile teknik ve hukukçu bilirkişilerin eğitilmesi için, uluslararası işbirliği yöntemlerinin belirlenmesi gereğine de şimdiden işaret ediyorlar. Vakalar somut olmaktan ziyade sanal olduğu için hukukçular şimdiden bu konuda ne yapabileceklerini düşünüyorlar.
Viirüs üzerine tezler Bir virüsün yapılmasının arkasında yatan sebepler sıralandığında, ortaya oldukça ilginç sonuçlar çıkıyor. Bunların en önde geleni, virüslerin “antivirüs” firmaları tarafından ortaya çıkartıldığı ve yayıldığı şeklinde. Aslında bu görüş o kadar destek görmese de bunu savunanların sayısı da oldukça kabarık. Antivirüs firmalarının yaşamaları için virüslerin çoğalması ve yayılması gerektiğini savunan bir teoriye göre; virüsler harekete geçer geçmez çözümlerinin piyasaya çıkması hiç de tesadüf değil. Ancak Melissa virüsünün failinin yakalanması ve bu kişinin herhangi bir virüs firmasıyla ilişkisi bulunmaması bu tezi biraz çürüttü. Çernobil için de aynı tezi ileri sürenler, yine bir noktada kendi tezlerine ters düştüler. Çünkü Çernobil 1998 yılından bu yana var ve Tayvan’dan dünyaya yayıldı.
NAM SALMAK İÇİN Çok geniş bir açıdan ele almak gerekirse, virüs yazan bir insanın amaçları aslında çok da radikal şeyler değil. Bunları önem sırasına koyacak olursak ilk sırayı “sanal alemde nam salmak” alıyor. Ardından; herkese bulaştırdıktan sonra panzehiri bulup köseyi dönmek, gücünü denemek, kışkançlık ve hırs gibi sebepler sıralanıyor. Bunlari tek tek inceleyecek olsak, virüs yazıp çaresini satmak devrinin çoktan kapanmış olduğunu görüyoruz. Çünkü onbinlerce virüs üretiliyor. Bundan rant sağlamak neredeyse imkansız gibi. Kendi gücünü denemek ise bu kalabalık bilgisayar trafiğinde imkansız. Çünkü kimsenin kimseyi farkedecek hali yok. Bunun yanısıra casus ve asker virüsler de yazılıyor. Bunlar, hükümetler tarafından müttefik olmayan devletlerin bilgisayarlarına sızdırılıyor. Burada tahribat yapıyor ya da bilgi sızdırıyor. ABD, bu yöntemi Irak’a karşı kullanarak, pek çok önemli kaydı ele geçirmiş, bazı sistemleri devre dışı bırakmayı başarmıştı. Bu tip sistemlerin, gelişmiş ülkeler tarafından kullanıldığı bilinen bir gerçek.
Neler yapmalı? Bir yabancıdan gelen “e-mail”i açıp, içindeki “exe” soyadlı dosyayı çalıştırmanız mantık olarak mümkün değil. Bütün yapmanız gereken, güvenilir bir virüs tarayıcı edinerek, alışveriş içinde bulunduğunuz insanlardan gelen dosyaları taramak. Eğer internet düşkünüyseniz, işinizi bitirip bilgisayarı kapatmadan önce mutlaka virüs taraması yapmalısınız. Hergün çoğalan virüs çesitlerine karşı, virüs tarama programını güncelleştirmelisiniz. Bilgisayarınızı çalıştırırken, disket sürücüde veya cd-rom sürücüde, herhangi bir disket veya cd olmamasına özen gösteriniz. Korsan yazılıma savaş
Türkiye’deki en büyük yerli yazılım firmalarından birisi olan Logo Business Solutions (LBS), 1989 yılından beri korsan yazılım ile mücadele ediyor. 16 yıldır faaliyet gösteren LBS’nin bu amaçla, Korsan Kopya ile Mücadele Birimi bulunuyor. LBS Korsan Kopya Mücadele uzmanı Mustafa Canatan, amaçlarının haksız rekabetin önüne geçerek, lisanssız kullanıcıyı lisanslı hale getirmek olduğunu söyledi. 2 bin 500’ü aşkın bayi ağlarının bulunduğunu ifade eden Mustafa Canatan, “Bayi ağıyla işbirliği içinde çalışıyoruz. Dürüst satıcı kitlesini ve bilinçli bir kullanıcı kitlesini oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.
Kanunlar bilinmiyor 1994 yılında lisanssız yazılımla ilgili mahkeme kararı aldıran ilk firma olduklarını belirten Mustafa Canatan, Türkiye’deki kanunların cezai yaptırım açısından caydırıcı olduğuna dikkat çekti. Ancak kanunların bilinmediğini sözlerine ekleyen Mustafa Canatan, “Biz bunun için eğitime önem veriyoruz. Biz satıcılarımızı, satıcılarımız da son kullanıcıyı bu konuda bilgilendiriyor” dedi. Korsan kopya ile çeşitli kanallar vasıtasıyla mücadele ettiklerini belirten Mustafa Canatan, “İlk olarak her biri bizim için bilgi kanalı olan bayilerimizden yararlanıyoruz. İkinci olarak, www.lbs.com.tr sitemizde yer alan mail adresimize veya telefon numaramıza bilgiler geliyor. En son olarak da son kullanıcıdan bilgiler geliyor” dedi. Canatan, “Şu ana kadar 100’den fazla dava açtık. Bunlardan 10’a yakını sonuçlandı. Ceza alanların yanısıra 3 davada da tazminat almaya hak kazandık. Son kanun düzenlemelerinden sonra, lisanssız yazılım kullananlara 2 milyar 400 milyondan başlayan, 4 milyar 800 milyon Lira’ya kadar para, 1 yıldan 5 yıla kadar da hapis cezaları veriliyor” diyerek kopya yazılım kullananlara uyarıda bulundu. Dünyada korsan yazılım yaygınlığında yüzde 99’luk oranla Vietnam birinci sırada bulunuyor. Bu ülkenin ardından yüzde 97 ile El Salvador, yüzde 96 ile Çin, Umman ve Slovenya, yüzde 94’lük oranla Rusya ve Bulgaristan, yüzde 93 ile Romanya yer alıyor. Bu karşılık lisanssız yazılımlara az rastlanan ülkeler arasında yüzde 26’lık oranla ABD ilk sırada yer alırken daha sonra yüzde 35 ile Avustralya, yüzde 38 ile İngiltere, yüzde 41 ile Yeni Zelanda ve yüzde 42 ile Almanya geliyor.
Kopya yazılım azaldı Türkiye’de son üç yıldır kopya yazılımın yüzde 5 oranında gerileyerek yüzde 85’lere indi. Dünyada yazılım korsanlığı her yıl 130 bin kişinin iş gücü, 5.3 milyarlık liralık ücret ve 1 milyar dolarlık vergi kaybına sebep oluyor. Türkiye’de korsan yazılımının kullanılması, 15 bin kişilik iş kaybına yol açıyor. Lisanslı yazılım satılamaması ve çalışanlardan vergi alınmaması devletin 100 milyon dolarlık vergi kaybına sebep oluyor.
En kapsamlı müzik portalı Türkiye’nin en kapsamlı Türkçe online müzik magazin sitesi www.yenimuzik.com gerçekleştirdiği stratejik işbirliği anlaşması ile superonline.com portalinin müzik sayfalarını hazırlıyor. Bir magazin konseptinde tasarlanan ve yenimuzik.com’un geniş müzikal yelpazesinden farklı olarak, yerli ve yabancı alternatif müziğe yer verilen site, günlük 4500 ziyaretçisi ile açıldığı tarihten itibaren müzikseverlerin yoğun ilgisini çekiyor. www.superonline.com/muzik adresinden ulaşılan site haftada ik kez güncellenirken, müzik haberlerinden listelere, yeni çıkan albümlerden röportajlara kadar pek çok bilgiye ulaşılıyor. Sitenin bir diğer özelliği ise kullanıcılar tarafından hafta boyunca oylanan interaktif “Top 40” seçimi. Müzikserverler bu liste içerisinde en çok oy toplayan ilk 10 parçayı Number 1 TV’de seyretme şansına sahip oluyor.
Afrika’ya yeni uydu desteği Dünya lider uydu operatörlerinden Eutelsat, yeni uydusu W4 ile Afrika’ya yayın ulaştırmaya başladı. Amerikan teknoloji şirketi Lockheed Martin tarafından 24 Mayıs’ta fırlatılan ve 1 Temmuz’da faaliyete geçen Eutelsat’ın 36 derece doğu konumundaki W4 uydusu, yapılan bir anlaşmayza “izledikçe öde” TV pazarında lider isimlerden MultiChoice tarafından kullanılacak. W4 uydusundaki 31 transponder’dan 12’sini Afrika pazarına ayıran Eutelsat, bir kısmı sahra altı Afrika ülkelerine sabitlenmiş bulunan transponder’ların yöneltileblir bir kısmı kısmını ise Batı Afrika üzerine odakladı. Böylece MultiChoice, Eutelsat transponder’larını kullanarak geniş bir alana TV yayını ulaştırabilecek. MultiChoice W4 uydusu üzerinden şimdilik 3 adet olan transponder rezervasyonunu kısa zamanda 7 transponder’a çıkaracak.
Korsan yazılım kullanıcılarını ‘Uyarıyoruz’
BSA Türkiye, IT sektörünün en büyük 27 firmasının oluşturduğu bir birliktelik. Amaç kopya yazılımla mücadele etmek. 5 senedir çalışmalarına devam etmekte. BSA ilk kurulduğunda Türkiye’de %97’ye yakın kopya kullanım oranı vardı, 1999 yılı sonu itibariyle bu rakam %74’lere düştü. BSA Türkiye, son iki ayda çok ciddi çalışmalar yaptı ve bunun sonuçlarını Ocak veya Şubat gibi kamuoyuna duyuracak.
Korsan yazılım nedir? BSA Türkiye Genel Koordinatorü Erol Özkur, çalışmaları hakkında bilgi verdi. Özkur, “Bilgisayarları çalıştıran programlar vardır. Programlara biz yazılım diyoruz. Nasıl cep telefonları SIM kartsız bir işe yaramazsa, bilgisayarlar da yazılımsız hiçbir işe yaramazlar. Sadece bir donanım parçasıdır. Ve bu yazılımların sahipleri var; firmalar. Biz, firmaların verdiği izine lisans diyoruz. Bu ürünleri lisanssız kullananlar kopya kullanmış, korsan kullanmış duruma düşüyorlar” dedi.
Baskına uğrayabilirsiniz Temmuz ve Ağustos aylarında BSA’nın çalışmalar yaptığını belirten Özkur, “Bu çalışma bize gösterdiki, Türkiye’de belli kitleler halen kopya yazılımın ne olduğunu bilmiyor. Biliyorlarsa da bilmiyor gibi davranıyorlar. Tüm medya kanallarını kullanarak çok yönlü bilinçlendirme kampanyası başlattık. Bir işadamının çok başarılı olabileceğini, kopya yazılım kullanıyorsa çok ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu ve bütün bu başarısının yok olabileceğini vurguladık. Kendisinin kopya yazılım kullanması durumunda lisans başına 2 milyar 400 milyondan, 4 milyar 800 milyon TL’ye kadar para cezasıyla karşı karşıya olabileceğini, prestij kaybına uğrayabileceğini vurguladık. Aynı çalışmayı radyoya ve bir baskını canlandırdık. Polislerin bir firmaya gelip kapıyı çalmaları ve yazılımların lisanslarını kontrol etmeyi istediklerini vurguladık” dedi.
Takipler artıyor Eylül ortası gibi televizyon reklamlarının devreye girdiğini kaydeden Özkur, “İlk defa Türkiye’de 30 saniye süren bir reklam hazırladık. Bu bilinçlendirme kampanyamız bitmek üzere. Şimdi son ayağı olan bir çalışma içerisindeyiz. Yine bir reklamla gazetelerde yer alacağız. Tüm Türkiye’nin iki üç aydır yaptığımız kampanyalar vasıtasıyla bilinçlendiğini, kopya yazılımın ne olduğunu öğrendiğini tahmin ediyoruz. Bu çalışmalardan sonra bizim yasal takiplerimiz paralel olarak artmaya başladı. Genelde kopya yazılımla iki şekilde savaşıyoruz. Bir legal olarak, iki bilinçlendirme yöntemiyle. Legal yolla; telif hakları 5846’dan yola çıkarak belli yaptırımlarımız var. BSA’nın bir hukuk bürosu var. Buraya gelen ihbarlardan yola çıkıyoruz” dedi.
Prestijiniz kaybolur Kopya yazılım bulunduğu takdirde firmadaki bütün bilgisayarlara el konulduğunu kaydeden Özkur, “Daha sonra burasının lisanslanmak durumunda kalıyor. Kullandığı kopya yazılım kadar lisans almak zorunda kalıyor. Artı kullandığı kopya yazılımın üç misli kadar para cezasına çarptırılıyor. Toplumumuz buna bir hırsızlık olarak baktığı için, firma çok ciddi bir prestij kaybına uğruyor” şeklinde konuştu.
Gelişmeyi engelliyor Kopya yazılımın en yaygın olduğu Uzakdoğu’dan Amerika’ya doğru gidildikçe bu oran azalıyor. Avrupa’da % 35-40 civarında seyrediyor. Türkiye’de ise %74 oranında. İsrail ile Türkiye’deki yazılım pazarı hemen hemen aynı. Çünkü İsrail’de çok ciddi caydırıcı yasalar bulunuyor ve insanlar konuya hassas bakıyorlar. Ülkede yazılıma yönelik ciddi yatırımlar var. Hepimizin kullandığı komünikasyon programı var, bunlardan bir tanesi İsrailliler tarafından bulunuyor ve 200-300 milyon dolara Amerika’ya satılıyor. Bunun vergi, iş olarak İsrail’e geri döndüsü çok bir artı. Türkiye maalesef bu konuda fazla ileri gidemiyor. Kısır döngü içerisindeyiz, bunu aşamıyor.
A’dan Z’ye bilgisayar (4) Bu hafta bilgisayarların işletim sistemi hakkında bilgiler vereceğiz. Ancak bu sistemin tanımını yapmadan önce, bir işletim sisteminin ne olduğuna ve bunun niçin itiyaç olduğuna bir gözatalım. Eğer biri sizi işletim sistemi olmayan bir bilgisayarın karşısına oturtsa, cihazın bu haliyle gürültü ve sıcaklık üretmekten başka bir şeye yaramacağını görürdünüz. Bizlerin bilgisayarlardan faydalanabilmesi için “yazılım” (software) denilen özel uygulama programlarına ihtiyacımız var. Sadece bu şekilde bilgisayarın yüksek hesaplama kapasitesinden ve diğer özelliklerinden faydalanabiliriz. Ancak işler bu kadar kolay değil, çünkü sözü geçen programların hiçbiri kendi başlarına bilgisayarın her özelliğini kullanamazlar. İşte işletim sistemi burada devreye girer, görevi bilgisayar ve donanımıyla kullanılmak istenen programlar arasında ileşitimi sağlar. bunun yanısıra bilgisayar ve kullanıcı arasında da iletişim kurarak kullanıcının, yani sizin işinizi kolaylaştırmayı sağlar. Tıpkı çalıştırılan uygulamalar gibi kullanıcı da işletim sistemini pek çok işlemi gerçekleştirmek için kullanabilir. Örneğin çeşitli sürücülere bilgi kaydetmek, bir CD-ROM’dan bilgi okumak, ekranda çeşitli grafikler görüntülemek, müzik dinlemek gibi. Yapılan tüm işlemler işletim sistemi tarafından idare edilir, hatta klavyeden bir tuşa bastığınızda bunun ekranınızda görüntülenmesi kadar basit olan işlemler bile. Amerikan Microsoft tarafından geliştirilen Windows 98 işletim sisteminin kullandığı orjinal dil İngilizce’dir. Ancak Microsoft bu işletim sisteminin daha verimli ve yaygın bir şekilde kullanılmasnı sağlamak amacıyla çeşitli dillere uyarlamıştır. Bu yüzden kullancağımız Windows büyük bir ihtimalle tamamen Türkçe hazırlanmış bir versiyon alacaktır.
Gizlilikleri korumanın ekonomik bedeli
Bilgisayarın geniş ölçüde kullanıma başlandığı 1970’li yıllarda İngiltere’de öğrenci idim. Leeds Üniversitesi’nde sınıf arkadaşlarımdan bir grup teknolojideki yeni gelişmelerle beraber insanların mahremiyetinin gittikçe daraldığını ileri sürmüşler, hükümetin acil yasal önlemler almasını talep etmişler ve görüşlerini gazete sütunlarına da taşımışlardı. Uluslararası ekonomik, finansal, siyasal ve sosyal sorunları belirlemekte ünlü The Economist dergisi bu haftaki sayısında (1-7 Mayıs 1999) konuyu güncel koşullar açısından değerlendirmekte, bilgisayar teknolojisindeki son gelişmelerle dünyanın farklı köşelerindeki toplumların olumsuz yönde etkilenmeye başladığını vurgulamaktadır. Yeni teknolojilerden yararlanma, bilgi toplama, değerlendirme ve bunları pazarlama yönünden küçümsenmeyecek ilerlemeler kaydeden Türkiye için de konu fevkalade önemlidir. Geleneksel aile yapısına ve mahremiyete büyük önem veren Türk toplumunun temel özelliklerine zarar vermemek için ileri teknoloji kullanan kamu ve özel sektör kuruluşlarımızı vatandaşlarımızın özel hayatlarıyla ilgili yapacakları işlemlerde daha hassas davranmaya yöneltmeliyiz. Bu alanda ortaya çıkan sosyolojik, psikolojik, ekonomik, ahlaki ve yasal problemlere çözüm üretmeye ve üniversitelerimizi de geniş kapsamlı araştırmalar yapmaya teşvik etmeliyiz. Hemen belirtmek gerekir ki, teknolojilerin bireysel özgürlüklerle ilişkisini ele alan bilimsel çalışmalar 1890’larda başlamışsa da sadece 1985’ten bu yana yürütülen araştırmaların sayısı ve kapsamı son yüzyılda yapılanlardan daha fazladır ve geniş kapsamlıdır. Eldeki verilere göre bir ülkede kullanılan bilgisayarlarla açıklanması bireyler tarafından mahzurlu sayılacak enformasyon arasında doğrusal bir orantı kurmak mümkündür. Bu alanda da ilk sırayı Amerika elinde tutmakta, onun arkasından İskandinav ülkeleri, Japonya, Kanada ve Avustralya gelmektedir. Türkiye ise 200’e yakın ülke arasında genelde 50’nci sıralarda yer almaktadır. Konu iletişim açısından ise ayrı bir özellik taşımaktadır. Bu nedenle Batıda birçok ülke olayı kamu düzeni yönünden ele almakta, yasal mevzuatta değişen koşullara göre değişiklik yapmaktadır. Buna karşın özel teşebbüs ise gelişmeleri kârlılık açısından değerlendirmekte, tüketicilerin amaçlarını ön planda tutmaktadır. Son yıllarda rekabet sonucu buluşlar ve yenilikler birbirini izlemiştir. Böylece sanayileşmiş ülkelerdeki müteşebbisler bir yandan mahremiyeti ortadan kaldırmaya yönelik sistemler geliştirirken öte yandan bu tür cihazların çalışmalarını engelleyecek yeni buluşlar için milyarlarca dolarlık yatırımlar yapmakta, araştırma, geliştirme projelerini devreye sokmaktadırlar. Bütün bunlara ilaveten Batıdaki toplumlarda başta kredi kartları, vergi numaraları, sigorta işlemleri olmak üzere değişik kanaldan insanların ekonomik ve sosyal yaşamı izlenmekte, bir daha ortadan kaldırılması mümkün olmayacak şekilde tutulan kayıtların kapsamı gittikçe artmaktadır.
Ülkemizde de bilgisayarların, kredi kartlarının, internetin ve vergi numaralama sisteminin hızla devreye sokulmasının yanısıra bireysel gizlilikleri de ortadan kaldırabilecek teknolojilerin piyasaya sürülmesi sonucu Batıdaki örneklere benzer olaylar kendini göstermeye başlamıştır. Bu açıdan vatandaşlarımıza verilecek kimlik kart numaralarıyla vergi, sosyal güvenlik ödemeleri, eğitim ve sağlık durumlarına ilişkin bilgilerin sadece yetkili kuruluşlar tarafından kullanılması için gerekli önlemlerin alınması zorunludur. Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) halkın güvenini sarsmamalıdır. Bu nedenle amaçları ve fonksiyonları kesin hatlarla belirlenmiş, etkin bir denetim mekanizmasının kurulması özellikle ulusal düzeydeki projeler açısından büyük önem taşımaktadır. Vatandaşlarımızın üstünde hassasiyetle durduğu mahremiyet ve bireysel gizlilikler konusuna yeni hükümet de eğilmeli, hazırlayacağı yasa taslağında Avrupa Birliği’ndeki çalışmalardan yararlanmalı, uygulamalarda Batıdaki devletlerle ahenk sağlamaya özen gösterilmelidir. Başarılı sonuçlar alabilmek için ise gerekli kaynakları ayırmaktan ve bunun bedelini ödemekten çekinmemeliyiz.
.
İnternet korsanlığı hakkında açıklamalar İnternet korsanlığı konusunda bilgiler İnternet korsanlığı hakkında Basında Çıkan Haberler
| |