|
Ücretin eksik ödenmesi
Sigortalardan.com
Şirket Haberleri Ücretin eksik ödenmesi
Sigorta Şirketleri,Ücretin eksik ödenmesi
16 aydır çalıştığım işyerinde elime geçen net ücret SSK primine esas alınmamaktadır. Sigorta bildirimlerim asgari ücretten yapılmaktadır. Ayrıca diğer personele yüzde 120 zam yapıldığı halde bana yüzde 70 zam yapılmıştır. Sosyal yardımlar da diğer çalışanlara oranla bana eksik verilmektedir. Çalışma şartlarım da sürekli kötüleştirilmektedir. Bu gerçeklerle işten ayrılırsam ihbar ve kıdem tazminatı hakkım doğar mı? Bana ne tavsiye edersiniz.
Cevap: Çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapılmasının iş sözleşmesinin fesih nedenlerinden birisi olduğunu birkaç hafta önceki yazımızda belirtmiştik. sizin çalışma şartlarında zorlaştırmadan neyin kastedildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Maaş zammı ise işverenin inisiyatifinde olmakla birlikte eşit şartlarda çalışan kişiler arasında fark yapılmaması gerekmektedir. Sizinle aynı işi yapan bir başka kişiye daha fazla zam yapılması halinde fark ücreti talep hakkınız doğar. Asıl sorununuz aldığınız net ücret ile resmiyette gösterilen ücret arasındaki farktır. Bu uygulamaya birçok işyerinde başvurulduğunu sizlerden felen faks ve mektuplardan anlıyoruz. Böylece hem prim kaçırılmakta hem de vergi kaçağı olmaktadır. Ücretler üzerinde prim, vergi ve tasarruf gibi kesintilerin çok yüksek olması bu yola başvurulmasına neden olmaktadır. Bugün itibarıyla asgari ücret 16 yaşından büyükler için brüt 93.600.000-TL’dır. Asgari ücretten çalışan bir işçinin gelir vergisi, sigorta primi ve tasarruf kesintisi (işçi-işveren hisseleri ile) yaklaşık 55.000.000-TL olmaktadır. Asgari ücretli bir işçinin eline net 67.000.000-TL geçmektedir. 67.000.000. TL ücret alan bir kişinin ücretinden 55.000.000-TL kesilmesini izah etmek mümkün değildir. Denebilir ki, 55.000.000-TL kesintinin içinde işveren payı vardır. Evet vardır ama işletme için işveren payı da bir maliyettir. Ücretten yapılan kesintilerin oranını düşürerek işçinin eline daha fazla para geçmesini sağlamak mümkündür. Böylece işletmenin maliyeti değişmeyecektir. Çalışanın eline daha fazla para geçtiği için psiklojik olarak olumlu etkisi olacaktır. İşte bu noktada fiili durum ortaya çıkmaktadır. Ücret üzerindeki vergi ve prim oranlarının yüksek olmalı, işletmeleri ödenen net ücret ile kayıtlara intikal ettirilen ücretleri farklılaştırma yoluna gitmektedir. Elbette bundan çalışanlar olumsuz etkilenmektedir. Vergi yönünden olmasa da prime esas kazançlarının düşük gösterilmesi SSK hizmetlerini etkilemektedir. Bilindiği gibi geçici ve sürekli iş göremezlik gelirleri sigortalının prime esas kazancına göre ödenmektedir. Asıl önemlisi emekli aylığının düşmesine neden olmaktadır. Son çıkan yasa ile prim ödeme tutarı malullük, yaşlılık ve ölüm aylıklarının hesabında gün sayısı ile birlikte birinci derece etkili hale getirilmiştir. Ayrıca 1 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe girecek olan işsizlik sigortası ile kayıtlara intikal ettirilen ücretlerin tutarı önem kazanmaktadır. Zira, işsizlik sigortasından yapılacak ödemelerde sigortalının geriye dönük ücret tutarları dikkate alınacaktır. Nereden bakılırsa bakılsın fiili olarak ödenen ücretler ile resmi olarak gösterilen ücretler arasındaki fark öncelikle çalışanların aleyhine bir durum oluşturmaktadır. Büyük işletmeler ücret giderlerini muhasebe sisteminde giderleştirebildikleri için bu yolu pek başvurmamaktadırlar. Ancak orta ve küçük ölçekli işyerleri işçilik giderlerini düşürmek için bu yolu seçmektedirler. Yapılması gereken ücretler üzerindeki prim ve vergi kesintilerini azaltmaktır. Özellikle sigorta prim oranlarının yüksek olduğu ülkelerden birisi ülkemizdir. Ödenen gerçek ücretin bordroya yansıtılmamasının hukuki boyutuna gelince, işçinin ücret bordrolarını ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin imzalamış olması ödenen gerçek ücretin bu olduğunu göstermez. Uyuşmazlık çıkması durumunda işçinin yaptığı işin niteliği, hizmet süresi, iş tecrübesiyle işyerinin özellikleri, aynı veya benzer işlerde çalışan işçilere ödenen ücretler göz önüne alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek işçinin gerçek ücretinin belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 9.HD 14.03.1998 E:1988/873) Yine Yargıtay’a göre bu durum hizmet akdinin feshi için haklı neden sayılarak işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir. Sizde elinize geçen net ücret ile kayıtlarda gösterilen ücret arasındaki farkı belgelendirebilirseniz şikayet etme hakkınız doğacaktır. Şikayet nedeniyle iş akdiniz feshedilirse ihbar ve kıdem tazminatı hakkınız doğacaktır. Daha önce de açıkladığımız gibi şikayet nedeniyle iş akdinin feshedilmesi halinde ihbar tazminatı tutarı üç katına çıkarılmaktadır. Aldığınız gerçek ücret ile bordroda gösterilen ücret arasındaki farkı delillerle kanıtlayamıyorsanız dava yolunu seçmeniz gerekecektir. Mahkeme yukarıda özetini verdiğimiz Yargıtay kararında belirtilen yolla gerçek ücreti tespit edecektir. Böylece iş sözleşmesini kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde bozma hakkınız doğacaktır.
.
Ücretin eksik ödenmesi hakkında açıklamalar Ücretin eksik ödenmesi konusunda bilgiler Ücretin eksik ödenmesi hakkında Basında Çıkan Haberler
| |