Sigorta Şirketleri
       

Kategoriler

Sigorta Acenteleri

Genel Sigorta Haberleri
Hayat sigortası
Bireysel Emeklilik Haberleri
Trafik Kasko Sigortası
Sağlık Sigortası
Seyahat Sigortası
İşsizlik Sigortası
Şirket Haberleri
Zorunlu Deprem Sigortası
 
Sigorta Şirketleri » Şirket Haberleri » Yeni Dünya Düzeni

 

Yeni Dünya Düzeni

Sigortalardan.com Şirket Haberleri Yeni Dünya Düzeni Sigorta Şirketleri,Yeni Dünya Düzeni

Yeni Dünya Düzeni

 

20. ve 21. asırda “Büyük Devlet” olmanın yolu kendi değerlerini, bütün dünyaya ya da en azından çoğunluğa kabul ettirerek, bunların da kendi sistemini benimsemesi ile mümkündür. Bush iktidarına kadar ABD, örnek bir ülke dünya kamuoyunda hayranlık duyulan ve taklid edilen bir devlet idi. Gerçi Bush iktidarı öncesinde ABD’nin derin devlet stratejisi dünya hakimiyeti ve ABD’ye hakim olan çok uluslu şirketlerin dünyanın yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sömürmek idi. Ve bu hedefi komünizmle mücadele, insan hakları, demokratikleşme ve bir verip faizi ile en az 10 misli geri alan kredi ile yaptılar. Dahası çeşitli yardım ve yan kuruluşlarla son derece başarılı bir taktik ile ABD’nin emperyalizmini muhtelif kılıflar içinde gizlediler. Ama Afganistan ve Irak’ın işgali ile dünya kamuoyunun ve ABD’nin uşakları hariç çok sayıda ülke lider ve aydınlarının gözü açıldı. Doğrusu ABD’nin Irak işgali dünya kamuoyunun gözlerini açan bir ameliyat oldu.

Düşüş zirveden başlar
Zirve düşüşün, dip ise yükselişin başladığı yerlerdir. Yükseliş cemiyetin temeli olan aileden, ailenin yükselişi ise kadından başlar. Hayâ duygusunu kaybeden kadınların çoğunlukta olduğu bir ülke yıkılmaya mahkumdur. Emperyalist güçler ve münhasıran ABD, sinema sektörü, basın ve televizyon ile İslâm ülkelerinde kadının hayâ duygusunu, iffet ve namus mefhumlarını imhayı bir numaralı hedef olarak seçmiştir. İslam ülkeleri gibi Batı ülkelerinde kadının örtüsüne saldırılar elbette sebepsiz değildir. İslam ülkeleri Osmanlı, Selçuklu, Gazneli, Abbasi, Emevi, Hindistan’daki Türk İslâm Devletleri, İspanya’da kurulan ve Avrupa’ya ilim ve fen aktararak, onları karanlık bir çağdan çıkaran (Endülüs) devletinde cemiyetin temelinin iffet, hayâ, ilim sahibi anne ve eşlerin (İslâm hanımları) olduğu görülür. Ne zaman ki kadınların bazısı nefis ve şehvetlerinin esiri olarak haram bataklığına saplanmışsa, yetişen nesiller o yüksek medeniyeti muhafaza edememiş ve esaret altına düşmüşlerdir.

Bu düzen yıkılmaz mı?
İnsanlık şu anda ahlaki değerlerden uzak ve mahrum bir dünya düzenine mahkumdur. İslâm ülkeleri ve bütün insanlık ancak bu mahkumiyetten; âlemlere rahmet olarak gönderilen güzeller güzeli, şan ve şerefi çok yüce Sevgili ve Şerefli Peygamber Efendimizin (Sallallahü aleyhi ve sellem) ve O’nun Eshab-ı kiramının (Rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecmaîn) ahlâkı ile şereflenirse kurtulur. Bunun dışında her çare, çaresizlik ve felâkete giden yoldur. Gelişmiş ülkeler (G-7)nin nüfusu dünya nüfusunun yüzde 11’i iken dünya ticaretinin yüzde 70 ve dünya gelirinin yüzde 90’ına sahiptir. Avrupa’da bir inek için günde 2 dolar (sübvansiyon) verilirken; dünyada 2 milyar insanın günlük kazancı 2 doların altında olması üzücü olmanın çok çok ötesindedir.

Yeni dünya düzeninin birinci maddesi

Son yıllarda Amerikan televizyonlarında “terörist” diye günlerce, haftalarca ekranlara getirilen, gazete, dergi sayfalarında sergilenen esmer, sakallı çehrelerden, Müslüman isimlerinden yorulmuştuk, incinmiştik. Şimdi bizim televizyon ve gazetelerimiz terörist lâfları arasında çarşaflı kadınlarla dolup taşıyor. Yalnız, Allah için, Amerikan basınında teşhir edilenler suçları sabit görülenler olmuştur, olmaktadır. Bizdeki çarşaflı hanımlar hakkında ise henüz kesinleşmiş bir suç yok. Kimi şahit, kimi gözaltında, kimi sorgudan sonra serbest bırakılıyor, ama olsun! Çarşaflı bir kadın götürülüyor mu, basın deklanşöre, çalıştırın kamerayı, yayınlayın gazetede, televizyonda... Aralarından biri, birileri gerçekten suçlu bulunup tutuklanabilir, mahkemeye çıkarılabilir ama bu aşamada ekranların ve gazetelerin bu işgüzarlıkları, konan yayın yasağına da, insan haklarına da aykırı değil mi? Hukuka göre, suçlu olduğu ispatlanana kadar herkes suçsuz kabul edilmez mi? Her gün bir değil, bir düzine çarşaflı kadın teşhir ediliyor. Hatıra olsun diye topluca çektirdikleri fotoğraflar basılıyor. Hatta manşeti süslemek için, başlığın fotoğrafı olarak, başlığın “logosu” olarak çarşaflı kadın kullanılıyor. Kadının kim olduğu, adı falan belli değil, mühim de değil! Mühim olan çarşaf giyiyor olması. Çarşaf İstanbul’daki terör olaylarının sembolü haline geldi birden. Terörist eşittir çarşaf oldu. Bütün çarşaflılar suçlu! Çarşafı beğeniriz, beğenmeyiz, o ayrı; ama çarşaf bizatihî suç unsuru mudur? Çarşaflılar potansiyel suçlu demek midir? Yani o karelerde kullanılan kadın ya da kadınlar tutuklandı mı, gözaltında mı, şahit mi, komşu mu, akraba mı, nedir, belli değil, önemli de değil! Sadece o haberin, o başlığın yanında kara çarşaflı bir resim olsun. Bir de sakallı, sarıklı erkekler... Bakın son günlerin gazetelerine...
İlkokul sıralarındayken “komünist” deyince gözümün önünde canavar gibi birşey canlanırdı. Şeklini, şemâlini tam bilemediğim ama böyle kara, kapkara, iri, ipiri bir şey! Tehlikeli birşey! Sonra büyüdüm ve komünizmin bir ideoloji olduğunu, komünistin de herkes gibi insan olduğunu öğrendim.
Komünizm yıkıldı, gitti. Olan bitenlere bakınca dünyaya yeni bir canavar mı lâzım acaba? diye akla geliyor. Yeni bir tehlike? Kapkara birşey? Komünizmin soğuk nefesini hissettirdiği Soğuk Savaş dönemi sona erdi. Dünyaya yeni bir düzen verilmekte. Ne var ki yeni dünya düzeni eskisinden daha tehlikesiz, daha emniyetli, daha huzurlu günler getirecek gibi görünmüyor. Yeni dünya düzeninde yeni tehlike olarak İslâmiyet öne sürülmüştür. “Gerçek İslâmiyet değil bu, radikal İslâm, siyasî İslâm” falan deniyor ama ne zaman, nerede bir Müslüman ülke adı geçse, bir ezan sesi duyulsa, namaz kılanlar görünse mutlaka bir savaş lâfı vardır, terörist lâfı vardır, intihar bombacısı lâfı vardır. Ve bugün de, belki bir yerlerdeki ilkokul çağı çocuklarının aklına, İslâmiyet denince, Müslüman denince canavar gibi birşey gelmektedir. Gerçi canavara ne gerek var? Masallar bizim zamanımızda kaldı; aklına kara sakallı, kara çarşaflı bir terörist gelmektedir
İslâm dini yeni bir tehlike, yeni bir tehdit olarak sunulmak isteniyor. Yeni dünya düzeninin birinci maddesi sanki budur. Üzücü olan bu sunuşa bizim basının marazî bir iştahla aracılık etmesidir.

Yeni dünya düzeni ve global ince ayar

Sancılı dünyamız artık eskisi gibi olmayacak. 11 Eylül terör saldırısından sonra yeni dünya düzeni daha hızlı bir şekillenmeyle oluşacak.
ABD süper bir güç olarak dost düşman her ülkenin, yeni dünya düzeninin ve globalleşmenin birer parçası haline gelmeleri için, baskı ve çalışmalarını her geçen gün artırarak sürdürüyor. Bir anlamda ülkelere gerekli kalın ve ince ayarları yapıyor. Ayar için kullanılan mekanizmalar ise çok çeşitli. Her bedene ve her tıynete uyan mekanizmalar bunlar.
Seç seç beğen beğen al
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, NATO, Dünya Ticaret Örgütü (WTO), Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi kuruluşlar, bu her türlü ince ve kalın ayarların yapıldığı beynelmilel mekanizmalar. Bunlara bağlı yüzlerce komisyon ve komitelerle dünyanın her yerindeki ayar işlemleri kesintisiz sürdürülüyor.
Globalleşmeye ve yeni dünya düzeninin kurulmasına katkı yapan mekanizmalar sadece bunlarla sınırlı değil elbette... ABD KONGRESİ ve Beyaz Saray yönetimleri nezdinde karar sürecinde etkili olan yüzlerce düşünce kuruluşu, lobiler, gönüllü kuruluşlar, dini cemaat ve tarikatlar, finansman merkezleri, ticaret ve mesleki teşekküller, dernekler, medya ve üniversiteler ile bağlı kuruluşları var. Bunlara Hollywood ile müzik ve eğlence dünyasının insanı global kültürün bir parçası haline getiren etkileyici ürünlerini de eklemek lazım.
ABD’nin süperliği, işte böylesine iç ve dış ayar mekanizmalarına sahip olmasından ve bunlar üzerindeki ikame edilmesi güç ‘nüfuzundan’ ileri geliyor.
Haydi Washington’a
Bu öyle bir etki ve nüfuz ki, kendi ülkelerinde siyasete bulaşanlar ile politika heveslileri bile, her vesile ile Amerika’ya güven tazelemeye ya da icazet almaya, seve seve koşuyorlar.
Uluslararası ticarete bulaşmak isteyenler, dünyaya Amerikan firmaları ile işbirliğine girerek açılmanın ayrıcalığını elde etmek için, her türlü fedakarlığı yapmaya hazır bekliyorlar.
Washington’u her yıl milyonlarca yabancı siyasetçi, bilim adamı, iş adamı, yöneten ve yönetilen kişilerin ziyareti tesadüf olabilir mi? Herkes Washington’a bir şey almak ve bir şeylere yapışmak için, akın akın geliyor.
Alabilmek için, vermesini bilmek gerekiyor. Ama bu konuda bir sıkıntı yok! Vermeye hazır müşteri öylesine bol ve sıradakiler öylesine uzun kuyruklar oluşturuyorlar ki, rekabet ve pazarlık şansı yok denecek kadar azalıyor.
ABD’nin ince ayarcıları
Yeni dünya düzenini maharetle oluşturan süper güç ABD’nin de, zaman zaman ince ayara ihtiyacı bulunuyor.
İhtiyaç halinde bu ince ayarı da genellikle, tarihten gelen engin deneyimleri olan İngiltere ile Amerika’daki karar vericileri etkileyen bütün mekanizmalara yapışmasını iyi becermiş İsrail yapıyor.
Ancak hem ABD’nin ayarlanmasında, hem de süper gücün yaptığı bilumum ince ve kalın ayarlarda etkinin kalıcılığı ve fazlalığı, ‘istekli’ ve ‘ilgili’ olmaya çok bağlı. Her ne kadar mecburi ve istek dışı ayarlar zaman zaman oluyorsa da, Washington önceliği, ‘istekli’ ve ‘gönüllülere’ veriyor.
Bu açıdan bakıldığında; yeni yılın ilk ayının, ilk yarısında, Washington’u ziyaret edecek olan Yunanistan Başbakanı Simitis ile Türkiye’nin Başbakanı Ecevit’ten hangisinin daha kazançlı çıkacağını, gezi sonrasında daha iyi anlamış olacağız.
Ama şimdiden söyleyebileceğimiz, her iki başbakan da bu ziyaret için fevkalade istekli görünüyor. Ne diyelim? Türk-Yunan dostluğu kazansın...

Küreselleşme ve Yeni Dünya Düzeni

BAZEN kavramları karıştırıyor, yok yere kavgalaşıyoruz. Son yirmi yılda 200’ü aşkın ülkede gündemini koruyan iki tâbir, alt alta, üst üste yerleştirilip çalkalanıyor.
Ayırmak gerek. Bu iki kavram birbirinden müstakil ve ayrı istikametli hareketleri işaretler.
Özetleyelim...

Küreselleşme, yüzyıllardır devam eden bir gelişmenin son durağı. Küreselleşme ile kastedilen; bilim, bilgi, sanat, haberleşme konularında insanlığın hızlı ve sağlam bir beraberliğe ulaşmasıdır.
Evet... Ve kabul.
Yeni Dünya Düzeni ise, siyaset ve iktisat çıkışlıdır. Ki, uluslararası şirketlerin her yerde denetimsiz at oynatmalarını, hadsiz hesapsız bol reklâmlı alış verişleri, yoksul ülkelerin daha da sömürülmesini, yani zayıfların güçlülere politik ve ekonomik plânda teslim olmasını hedefler.
Hayır... Kabul edilemez!

Yeni Dünya Düzeni’nde, millî kültürler tehlikeli hem de büyük bir engel sayılıyor. Biliyorsunuz, millî kültürlerin temelinde dil ve din vardır.
Millî kültür, onurlu milletlerin yegâne dayanağı ve savunma silâhı. Onsuz olamazsınız. Millî kültürün has evlâdı ise millî şuurdur, daima diri tutulmalıdır.
Osmanlı döneminde de böyle oyunlar zaman zaman depreşiyordu. Namık Kemal ve Ali Süavi, millî şuuru canlandırmak isteyip, Osmanlı’ya sahip çıkarken; Teslimiyetçi romantik Tevfik Fikret ile hesapsız gazeteci Şinasi, “Milletim nev’i beşer, vatanım Rûy-ı zemin” rüyaları görüyordu. Yani; yeryüzü milleti olalım, vatanımız da dünya olsun.
İkinci grup kaybetti.
Kazanan, şuur sahipleriydi. Yepyeni, diri ve millî bir devlet, iftiharımız Türkiye Cumhuriyeti doğdu.

Küreselleşmeye güler yüzle evet diyorken, Yeni Dünya Düzeni’ne de aynı inatla, çatık kaşlarımızla karşı çıkılmalı.
Kültür unsurlarımıza sahip miyiz?
Tarih şuurumuz yerinde mi?
Bunlar eksikse, veya zedelendiyse, Yeni Dünya Düzeni toplumları grayder gibi ezer geçer. Daha toparlanamazsınız.

Bugün kendini devamlı mağdur hisseden fanatiklerle yorgun solcular, Yeni Dünya Düzeni’ni bağırlarına basma ve onu kurtarıcı gibi görme eğiliminde. Yanlış.
Dikkat!.. Oltalar fazla süslüdür.
Kapılan kötü avlanır.
Türkiye bu coğrafyada üniter yapısını ve millî devletini korumak zorunda. Aksi düşünülemez. “Devlet-i ebed müddet” ülküsü bizim en büyük idealimiz hem de yegâne dayanağımızdır.
Kendimize gelelim.

Küreselleşme... Sen buyur kardeşim.
Yeni Dünya Düzeni... Sen dışarıda kal.

. Yeni Dünya Düzeni hakkında açıklamalar Yeni Dünya Düzeni konusunda bilgiler Yeni Dünya Düzeni hakkında Basında Çıkan Haberler

 

 

Şirket Haberleri Diger Sayfalar :

 

Editörün Secimi

Araç sigortaları

Nakliyat Sigortası

Hırsızlık sigortası

Eşya sigortası

Konut Sigortası

Online Trafik Sigortası

Özel emeklilik Sigortası

Özel Emeklilik sigortaları

Ölüm sigortası

Özel sağlık sigortası

Kapkaç Sigortası

Kaza sigortası

İşsizlik sigortası

Malullük sigortası

İşyeri Sigortası

Sigorta numarası

Eğitim sigortası

Danısmanlık Şirketleri

Ferdi Kaza Sigortası

Yurtdışı sağlık sigortası

Sel sigortası

Emeklilik yaşı

Tarım sigortası

 

 

Ara
En Çok Okunan
Okunma: 1
SSK da gün sayısı nasıl hesaplanır
Okunma: 0
Satış Teknikleri Nelerdir
Okunma: 0
İnsan kaynakları Nedir
Okunma: 0
Özel Finans Kurumları
Okunma: 0
İş yaşamında kişilik özellikleri
Resim
Kişisel Sağlık Sigortası
Kişisel Sağlık Sigortası

 

 

 

 

 |   |   | 
Copyright © 2007
Sigortalar Kadınlar