Sigorta Şirketleri
       

Kategoriler

Sigorta Acenteleri

Genel Sigorta Haberleri
Hayat sigortası
Bireysel Emeklilik Haberleri
Trafik Kasko Sigortası
Sağlık Sigortası
Seyahat Sigortası
İşsizlik Sigortası
Şirket Haberleri
Zorunlu Deprem Sigortası
 
Sigorta Şirketleri » Genel Sigorta Haberleri » Çıraklık sigortası

 

Çıraklık sigortası

Sigortalardan.com Genel Sigorta Haberleri Çıraklık sigortası Sigorta Şirketleri,Çıraklık sigortası

Çıraklık  sigortası

 

SORU
"1983 yılında çıraklık okuluna gittim ve orada numara alarak SSK'lı olduk. Daha sonra askere gittim. Dönüşte de çok yerde çalıştım ama bir fabrikada 1987 de girişim yapılmış. Sorduğumda çırak sigortamın işe yaramayacağı söyleniyor. Bu konuda yapılacak bir şey var mı?" T.KESTEL

CEVAP

Baştan söyleyelim, çıraklık okuluna giderken yapılan SSK girişi, "ilk işe giriş tarihi" sayılmamaktadır. Sizin deyiminizle bir işe yaramaz. Çıraklık okuluna giderken "pratik eğitiminizi" yaptığınız işyerindeki çalışmalarınız nedeniyle sadece iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortasına tabi olmaktasınız. Dolayısıyla adınıza yatan primler de sadece bu sigorta dalları içindir. Emeklilik primleri yatmamıştır. Bu sebeple de emeklilik işlemleri açısından önem arzeden ilk işe giriş tarihiniz 1987 yılı olacaktır. Ancak, çırakken verilen SSK numarasını sonradan kullanmanızın ise bir sakıncası bulunmamaktadır.

Kız çocuğun yetim aylığı

SORU
Kız kardeşim 40 yaşında ve vefat eden babamdan dolayı Emekli Sandığı'ndan yetim aylığı alıyor. Evli değil ve çalışmıyor. Çalışsa bile aldığı yetim aylığı kesilmesin diye sigortasız çalışıyor. Kendisinin sigortası olamaz mı? Ç.YETKİN

CEVAP
Bu konuda bir karışıklık var. Her yetim aylığı alan kız çocuk çalıştığı vakit aylığı kesilmez. Yada her sosyal sigorta kurumundan yetim aylığı alan için böyle bir yasal zorunluluk yoktur. Eğer kız kardeşiniz Bağ-Kur yada SSK'dan yetim aylığı alsaydı ve nerede olursa olsun çalışsaydı aldığı yetim aylığı kesilirdi. İster işçi, ister esnaf isterse de memur olarak çalışsın bu fark etmezdi. Ancak halihazırda Emekli Sandığı'ndan yetim aylığı alan kız kardeşiniz eğer işçi yada esnaf/şirket ortağı olarak çalışıyor ise yine yetim aylığı kesilmez. Yani hem aylığını alır hem de bu statülerde çalışarak kazanç elde edebilir. Aldığı yetim aylığının kesileceği çalışma statüsü sadece memur olarak çalışması durumunda sözkonusu olur. Örneğin; kardeşiniz eğer devlete ait bir kurumda memur/kamu görevlisi vb. olarak çalışır ise yetim aylığı kesilir. Onun dışında özel sektörde yada bağımsız olarak çalışır ise yetim aylığı kesilmez. Dolayısıyla şu anda sigortalı olmasının bir sakıncası bulunmamaktadır.

Emekli öğretmenin destek primi?

SORU
Bir devlet okulunda müdürlük yaptıktan sonra Emekli Sandığından emekliye ayrıldım. Şu anda bir özel dershane işletiyoruz. Şirketin ortaklarından biri de benim. Benim de prim ödemem gerektiği söyleniyor. Ben zaten emekliyim. Neden prim yatıracağımı anlamadım. H.KARLI

CEVAP

Şu anda emekli de olsanız, şirket ortaklığınız nedeniyle 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun ek 20.maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılmaktasınız. Böyle olunca da sizin gibi benzer durumda olanların Bağ-Kur’a sosyal güvenlik destek primi ödemeleri gerekmektedir. O da her ay için 12. gelir basamağının yüzde 10’dur. Bu rakam da şu anda yaklaşık 70 YTL’dir. Dolayısıyla her ay Bağ-Kur’a bu tutarı yatırmak durumundasınız.

Öte yandan Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ardından yapılacak değişikliklerle 1 Haziran 2008’de yürürlüğe girmesi beklenen 5510 sayılı Kanunun 30.maddesinde ki düzenlemeye göre; "...çalışmaya başlayanların aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan, almakta oldukları aylıklarının yüzde 15’i oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Sosyal güvenlik destek primine tabi olanların primleri, aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir." Şu halde, öngörülen kanuni değişiklik yaşama geçer ise diyelim almakta olduğunuz emekli aylığınız 1.000 YTL ise her ay için Sosyal Güvenlik Kurumuna bunun yüzde 15’i olan 150 YTL ödeyeceksiniz.
Küresel dünyada meslek sahibi olmak

Çırak-kalfa-usta geleneği neredeyse bitti. Halbuki bunlar hayat üniversitesinin kademeleriydi. Bugün terzi, marangoz, elektrikçi gibi ustalar, yetiştirecek genç bulamıyor. Zenaat insan diye kıvranırken herkesin hedefi üniversite bitirmek. Herkes hücum edince de kalite düşüyor.
Bu sene üniversite imtihanında 60 bin civarında genç “sıfır çekmiş”. Bu rakam geçen seneye göre 10 kat. Üniversiteden çıkanlar ne olacak? Çoğu işsiz. O yaştan sonra çırak da olunmuyor, kalfa da olunmuyor. Bunlar olmayınca usta hiç olunmuyor. Sırf imam hatiplerin önünü kesmek için meslek okullarına kötülük yapanlar büyük vebal altındalar.
Çırak-kalfa-usta geleneğinin bitmesinde birinci sebep yanlış eğitim. Bu eğitim dün yanlıştı, bugün yanlış, yarın da yanlış kalacağa benziyor.
Hangi hükümet, hayatın gereklerine uygun adım atsa oligarşi vaveyla koparıyor.
İkinci sebepse hiç akla gelmiyor, şu hiper marketler...
Süper, hiper vs. marketler, esnafı, esnaflığı dolayısıyla da çırak-kalfa usta geleneğini perişân etti... Hükümetin mahalle aralarına serpilmiş hiper marketleri acilen şehir dışına çıkartması lazım. Onlar da modern gecekondu. Bakkal, manav, nalbur, çiçekçi, mobilyacı, plastik eşyacı ve benzerlerinin de iş yapmaya, para kazanmaya hakkı var. Ama, kazanamıyorlar. Bir araştırılsın bakalım her ay kaç dükkân kapanıyor? Müthiş bir tekelleşme ile karşı karşıyayız. Fil karıncayı eziyor.
Bugün bir çok fakülte, bir çok diploma hiçbir işe yaramıyor. Eğitim sistemi bu yolla gençlerin gözünü boyamakta. Acı hakikat şu, üniversitelerimizde eğitim kalitesi düşerken iş alanlarında çıta sürekli yükselmekte.
Elemen teminlerine dikkat ediniz:
İyi bir üniversite bitecek, yabancı dile vakıf olunacak, doktora yapılmış olacak. Bu kadar mı? Hayır. İkinci dil ve yurt dışı doktorası tercih sebebi. Herkesin bu imkânlara sahip olması mümkün mü? Üstelik her gencin bu kabiliyet ve kapasitede olması da mümkün değil...
Diğer taraftan nice holding patronu ilkokul mezunu.
O halde hayatla iyi yüzleşmek gerekiyor.
Hangi dalda ne kadar üniversite mezununa ihtiyaç bulunuyor? İhtiyacın tesbiti ve yönlendirmenin buna göre yapılması lazım.
Fakat YÖK, ülke gerçeklerinden o kadar uzak ki.
Ara eleman yetiştirilmesi sıradan üniversite diplomasından değerlidir.
Bugün bir çok usta, bir çok üniversite mezunundan çok daha iyi para kazanıyor.
Kalp para gibi hayatta geçmeyen diplomaları kim ne yapsın?
AB’ye girsek de girmesek de küresel bir dünya karşısındayız.
Dünyada geçerli mesleklere destek olunmalı.
Eli, çekiç, tornavida, rende... tutan kimseler dünyanın her tarafında iş bulabiliyor. Lisan bilmesi de şart değil. Ne var ki sun’i gündemler, ideolojik polemikler, bu doğruları görmeye engel.

Çıraklık

Hayat bazen ne kadar acımasız olabiliyor. Sokakta bazen tamirci çırağı çocukları görürüm. Yüzleri kir pas içinde, üzerlerinde onları soğuk kış günlerinde ısıtması imkansız tulumlar, çoğunlukla yaşadıkları ilk on yılda bile yaşamdan bezmiş ve hayalleri olmayan insan yavruları...
Basit edebiyat yapmak değil niyetim. Mutlaka siz de görmüşsünüzdür. Küçücük bedenleriyle hayat mücadelesine fazlasıyla erken başlamış bu insanlar, ileride kendilerine davranıldığı gibi davranacaktır başkalarına.
İhtiyaçtan dolayı çalışmayı anlayabiliyorum tabii. Ama kuaför salonunda çıraklık, lokantada ayak işlerine bakmak vs. hiç şüphesiz ki duygusal bazda kavuruyor onları.
“Eti senin, kemiği benim” felsefesiyle ailesi tarafından ustasına teslim edildikten sonra yediği her tokatta biraz daha acımasızlığı öğrenmek mecburiyetinde. Gücün hayatta kalabilmek demek olduğunu yaşayarak öğrenmiş bir kişiyi ilerleyen yaşlarda nasıl geri döndürebiliriz ki?
Dayak yiyerek büyüyen bir insan, dövecektir ilk fırsatta. Yüzde patlayan her tokat kalbini soğutacaktır. Ve kalbi soğumuş bir insan topluluğu bütün bilim kurgu filmlerinde dünyanın geleceği olarak tasvir edilen bitmiş, şiddetin geçerli olduğu bir gezegeni meydana getirecektir.
Bu tip görüntülerden nefret ediyoruz çoğumuz. Biz daha pembe, daha romantik ve daha sevgi dolu bir geleceğimiz olsun istiyoruz. Ama ne yazık ki, geçim derdi denen sıkıntı toplumun belli bir katmanını çok farklı bir konuma oturtuyor.
Acımayı unutmak belki de insanoğlunun başına gelebilecek en ciddi felaketlerden birisidir. Acımayı bilemiyorsanız, sizi hiçbir şey tutamaz. Oyunun kuralları yırtıcı olmak durumunda olur. Ve acımadığınız için bir gün çok ihtiyacınız olduğunda size de acımayacaklardır.
Çocuk yaşta çalışmaya başlamak değil elbette bütün mesele. Ben yanındaki çırağı gözünü kırpmadan döven bir ustanın evindeki çocuğuna nasıl davrandığını merak ediyorum. Mesela birileri onun küçük kızını sokakta dövse nasıl bir tepki verir acaba?
Dayak nasıl bir çözüm olarak gündeme gelebiliyor anlamak mümkün değil. Ancak tespit edilmiş bir sinir hastalığı ya da kişiye bilincini kaybettirecek kadar ağır bir ilacın etkisinde olması bir mazeret teşkil edebilir. Bunun dışında “çok sinirliydim kendime hakim olamadım” ya da “böyle böyle adam olacak, o da ileride usta olunca kendi çıraklarını yetiştirecek” gibi ancak donanımlı olmayan bir insana yakışır açıklamalar yapmak yeterli değil benim gözümde.
Her şeyden önce insan olmak kavramının sindirilmesi ve anlaşılması lazım. Biraz önce bahsettiğim donanımlı insan olmak amaçlarımızın arasına girmeli mutlaka bir şekilde. Bu söylendiği kadar kolay bir iş değil sonuçta. Okumak, öğrenmek, takip etmek algılamak demek. Kısacası kendi kendini yetiştirmek demek. Bir tek konuya saplanıp kalmadan mümkün olduğunca çok genel kültürü artırmak demek. Katılmadığınız görüşlerden de haberiniz olması demek. Yapmakta olduğunuzu en başarılı şekilde, bilerek yapmanız demek.
Kısacası biraz zahmet, biraz sabır, biraz fedakârlık demek. Ama değer. Eğer sonuçta bir günü bitirdiğinizde yatağınıza yatıp gözlerinizi tavana kaldırıyor ve o gün dünyada işgal ettiğiniz hacmi hak ettiğiniz sonucuna varabiliyorsanız, değer.
Size ait adalet terazisinde tarttığınızda kimseye yanlış yapıp yapmadığınızı tarafsızca görebiliyorsanız, değer.
Nasıl yaşamışsak öyle öleceğiz. Bu gerçeği unutmuyorsak, bu iş tamamdır. Dövülerek ve döverek insan formundan uzaklaşacağımıza, kendimizden önce başkalarını düşünme inceliğini gösterebilsek belki önümüzdeki bin yıllar için insan soyunun mutlu bir geleceği olacağı konusunda umuda kapılabiliriz.

Sözün özü
Testi içindekini sızdırır.

LEVHA
Umut fakirin ekmeğidir.

. Çıraklık sigortası hakkında açıklamalar Çıraklık sigortası konusunda bilgiler Çıraklık sigortası hakkında Basında Çıkan Haberler

 

 

Genel Sigorta Haberleri Diger Sayfalar :

 

Editörün Secimi

Araç sigortaları

Nakliyat Sigortası

Hırsızlık sigortası

Eşya sigortası

Konut Sigortası

Online Trafik Sigortası

Özel emeklilik Sigortası

Özel Emeklilik sigortaları

Ölüm sigortası

Özel sağlık sigortası

Kapkaç Sigortası

Kaza sigortası

İşsizlik sigortası

Malullük sigortası

İşyeri Sigortası

Sigorta numarası

Eğitim sigortası

Danısmanlık Şirketleri

Ferdi Kaza Sigortası

Yurtdışı sağlık sigortası

Sel sigortası

Emeklilik yaşı

Tarım sigortası

 

 

Ara
En Çok Okunan
Okunma: 1
SSK da gün sayısı nasıl hesaplanır
Okunma: 0
Yıllık 50 dolar veren herkes, deprem sigortası yaptırabilecek
Okunma: 0
Konutlara zorunlu deprem sigortası
Okunma: 0
Zorunlu deprem sigorta poliçeleri
Okunma: 0
Deprem sigortası zorunluluğu
Resim
Eureko Sigorta (Garanti Sigorta)
Eureko Sigorta (Garanti Sigorta)

 

 

 

 

 |   |   | 
Copyright © 2007
Sigortalar Kadınlar