Asayiş Şube Müdürlüğü, ‘‘Hırsızlık, dolandırıcılık ve yankesicilikten nasıl korunulur’’ başlıklı bir broşür hazırladı. Kapağı, logosu, vinyetleri ve ilanlarıyla oldukça çağdaş bir görüntü sergileyen broşür, hırsızlığın
çeşitli şekilleriyle ilgili bilgilerle dolu.
Broşürün ilk sayfasında, ‘‘Sayın İstanbullular’’ diye başlayan bir giriş yazısı var; gelişen ve değişen dünyaya paralel olarak Türkiye'de de pek çok değişim olduğundan dem vuruluyor ve ebeveynlerimizin evlerinin kapısını kilitlemeden komşu ziyaretlerine gittiği geçmişin kısa sürede geride kaldığı hatırlatılıyor. ‘‘Binlerce apartman, sayısız araç, birçok işyeri vs... Bunların hepsinin kendilerine göre güvenlik problemleri var. Ama bu varlıkların sadece güvenlik güçlerimizin alacağı tedbirlerle korunması çok zor. Suç ve suçlularla olan mücadelemizde sizlerin desteğine ihtiyacımız var’’ deniyor.
‘‘Acaba bunlar yeterli olabilir mi?’’ diye soracak olanlara karşı da ‘‘küçük hatırlatmaların kötü niyetli kişilerin işlerini zorlaştıracağı, hatta caydıracağı savunuluyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün düzenleyeceği çeşitli etkinliklerle dağıtılacak olan broşürde, vatandaşların otomobil, ev ve işyeri hırsızlarına, yankesicilik türlerine, kapkaççılara ve dolandırıcılara karşı ayrı ayrı alabilecekleri önlemler açıklanıyor. Bu önlemler, deneyimli dedektifler tarafından hazırlandı.
Otomobil hırsızlarına karşı
Otomobilinizi park edecek kapalı garajınız yoksa mümkünse evinizden görülebilecek iyi aydınlatılmış bir yere park edin.
Otomobil satın alırken, ruhsat bilgilerini kontrol edin. Yedek anahtarını satıcıdan mutlaka isteyin. Ya da kilidini değiştirin.
Satın alacağınız aracın şase numarasının yazılı olduğu kısmı kontrol edin. Tahrifat bulunduğu kanısındaysanız, aracı almaktan vazgeçin ve polise bildirin.
Aracın ruhsat sahibiyle mutlaka yüzyüze görüşün. Mümkünse bağlı bulunduğu Trafik Tescil Şube ve bürolarından kontrol ettirin.
Mutlaka kaliteli alarm, direksiyon kilidi ve gizli kontak kulanın. Alır almaz kasko sigortası yaptırın.
Otomobilinizi pastane, açık otopark ve benzeri yerlere bıraktığınızda burada çalışan görevlilerin kolluğu yoksa anahtarı teslim etmeyin.
Park ettiğiniz yerlerden alırken bagaj kilidini ve ön kapı kilitlerini kontrol edin. Bu kilitlerin sökülerek kontak anahtarı yapıldığını unutmayın.
Güvenlik görevlisi bulunmayan apartman otoparkının giriş veya çıkışında otomatik kontrol sistemi yaptırın.
Hasarlı olarak sattığınız araçların trafikten düşüm işlemlerini tamamlayıp, plaka ve ruhsatın aracın bağlı bulunduğu trafiğe teslim ettikten sonra satışını sağlayın. Bu yöntemle otoların change işlemine girmesini önlemiş olursunuz.
155 ararsanız...
155 Polis İmdat telefonlarının ücretsiz olduğunu,
155'e yapacağınız ihbarlarda kimliğinizi isterseniz verebileceğinizi,
Kimliğinizi verseniz bile poliste kalacağını,
İhbarınızın sonucunu aynı telefondan öğrenebileceğinizi biliyor musunuz?
İşyeri hırsızlarına karşı
İşyerlerine daha çok çatı katlarından girilir, buralardaki pencere ve kapıları sürekli kilitli tutun.
Çalışma saatlerinin dışında çelik kasalarda para ve ziynet eşyası bulundurmayın.
Alarm ve güvenlik kamerası taktırın.
İşe alacağınız şahısları iyice araştırın.
Kuyumcu iseniz şüphelendiğiniz kişilerden ve 18 yaşın altındakilerden altın satın almayın.
Maliyeci gibi davranarak telefonla sizi komşunuzun işyerine çağıran şahıslara itibar etmeyin.
Yankesicilere dikkat
Kalabalık yerlerde ceplerinizi sık sık kontrol edin.
Otobüs ve minibüslere binerken veya inerken cüzdanınızı muhafaza edin.
Özellikle pazar ve kalabalık alışveriş merkezlerinde çantanızı omzunuza asmayın, sürekli gözönünde tutun.
Banka, PTT, vergi dairesi gibi yerlerde size yardımcı olmak isteyen kişilere kesinlikle paranızı emanet etmeyin.
Çok miktarda para ile dolaşmayın.
Bankadan para çektiğinizde dışarı çıkmadan paranızı emin bir yere koyun. Ortalıkta para saymayın.
Kapkaççılara karşı
Yola yakın olarak yürümeyin, çantanızı trafik akışının tersinde kalan tarafta taşıyın.
Hava karardıktan sonra eve giderken ıssız ara sokaklar yerine ışıklı ana caddeleri tercih edin.
Özellikle kadın sürücüler, otoyolda giderken aracınıza arkadan çarpan olursa dikkatli davranın. Tek başına iseniz inmeyin ve mümkünse hemen polisi arayın.
Yoğun trafikte araç içinde beklerken çantanızı koltuk yerine bagaja koyun.
Dolandırıcılara dikkat
Döviz ve altın alırken döviz büroları ile kuyumcuları tercih edin.
ATM'lerden para çekerken size yardımcı olmak isteyenlere şifrenizi söylemeyin.
Alışverişlerinizde aldığınız çeklerle ilgili şüpheniz varsa ilgili bankayı arayarak çeki aldığınız müşterinizin bankayla ne zamandan beri çalıştığını ve çeklerin sağlamlığını kontrol edin.
Hastanelerde röntgen çekimi öncesinde sizi başka odaya alıp takılarınızı çıkarmanızı isteyen röntgen görevlisi gibi davranan kişilere inanmayın.
Ev hırsızlarına karşı
Kısa bir süre için bile olsa, evden çıkmadan önce kapı ve pencerelerinizi kapatın.
Uzun süreli ayrılışlarda kapı komşunuza, ne zaman döneceğinizi, adres ve telefonlarınızı bırakın. Posta kutusu anahtarınızı da... Hırsızlar posta kutusu dolu daireleri seçerler.
Evinizden uzun süreli ayrıldığınızda değerli eşya ve mücevherlerinizi güvendiğiniz birisine emanet edin veya yanınıza alın veya da banka kasasına koyun.
Akşam dışarı çıktığınızda geri döneceksiniz, evinizin bazı ışıklarını açık bırakın.
Seyyar satıcı, pazarlamacı, dilenci, falcı, bohçacı, temizlikçi, TEK görevlisi, tamirci gibi çeşitli isimlerle kapınıza gelen şahısları içeri almayın.
Evinizin zili çalındığında tanımadığınız birini soran şüpheli şahısları eşgalleriyle birlikte derhal polislere bildirin.
Kapı kırılma gürültüsü duyduğunuzda komşularınızını kapılarını kontrol edin.
Rastgele takılan çelik kapıların levye, kriko gibi aletlerle açılabileceğini unutmayın. Plastik pencereler ise bir tornavida ile bir dakika içinde açabilir!
Hırsızların evlerden çaldıkları değerli malları, battaniye veya çarşaf gibi eşyaya sararak götürdüğünü hatırlayın. Böyle mal taşıyanları polise ihbar edin.
Hırsızlar eve girdiklerinde ilk önce yatak odasına yönelir. Bu nedenle değerli eşyanızı evin değişik yerlerine saklayın.
Eşyanızı sigorta ettirin, eviniz etrafını ışıklandırın, semt pazarlarının kurulu olduğu günlerde hırsızlık olaylarının arttığını unutmayın.
Tüm bunlara rağmen hırsızlık meydana gelmişse, telaşlanmayın, hiçbir şeye dokunmadan derhal polise haber verin.
Son günlerde artan hırsızlık, gasp ve kapkaç olayları İstanbulluları canından bezdirdi. Vatandaşlar, hırsızlık, gasp ve kapkaç suçlarına verilen cezaların caydırıcı olması için artırılması gerektiğini söylediler. İstanbul’un değişik semtlerinde dün yine gasp, kapkaç ve hırsızlık olayları yaşandı. 19 ayrı işyerinden hırsızlık yapıldı. Zeytinburnu, Maslak ve Levent’teki 19 işyerine çatıdan ya da duvarı delerek girip, çelik kasalarını açtıkları öne sürülen 2 kişi yakalandı. Zeytinburnu Demirciler Sitesi’nde bir işyerinden hırsızlık yapmaya çalıştıkları iddiasıyla Hacı T. ile Cemalettin B. gözaltına alındı. Beşiktaş’ta kapkaç, gasp ve otomobil hırsızlığı olaylarına karıştıkları ileri sürülen 4 kişi yakalandı.Çalıntı otomobille kaçmaya çalışırken yakalanan Hasan B. ile Volkan İ’nin ifadeleri doğrultusunda, kapkaç şebekesi üyeleri oldukları ileri sürülen Bülent T. ve Zeynel Y. de gözaltına alındı. Yakalanan 4 kişi hakkında, teşekkül halinde gasp, kapkaç ve otomobil hırsızlığı suçlarına ilişkin işlem yapılacağı ifade edildi.
Hırsıza davetiye çıkarmayın
Gaziantep Emniyet Müdürü Ali Kalkan, ev ve işyerlerinde alınacak basit önlemlerle hırsıza ortam bırakılmayacağını söyledi. Tatilcileri de yola çıkmadan ikaz eden Kalkan, kapıcı ya da yakın komşuya haber vererek mektup ve faturaların posta kutusunda birikmeden alınması gerektiğine dikkat çekti.
İşte basit tedbirler
Apartman ana giriş kapısına otomatik kilit ve diafon sistemleri kurulmalı. Apartman sakinleri, apartmana giriş ve çıkışlarda mutlaka ana kapıyı kapatmalı. Kapıcılar, şüpheli kişileri apartmana almamalı. Evden kısa süreli ayrılışlarda dahi kapı ve pencereler kilitlenmeli. Kapıların çelik, dürbünlü ve çift kilitli olmasına özen gösterilmeli. Evden uzun süreli ayrılanlar, komşularına gittikleri yerin telefon numarasını bildirmeli, değerli eşyalar eve bırakılmamalı. Seyyar satıcı, bohçacı, dilenci ve falcıların eve girişine izin verilmemeli. Özellikle alt, giriş ve birinci katta oturanlar ile pencere ya da balkonun yanında ağaç, elektrik direği veya benzeri yükselti olanlar, daha dikkatli, olmalı ve değerli eşyalarını, dışarıdan girildiğinde görülecek yerlere koymamalı. Ev değiştirildiğinde veya anahtar kaybedildiğinde mümkün olduğunca kapı kilidi değiştirilmeli. Hırsızın kolaylıkla girebileceği katlarda oturanlar, pencere, kapı ve havalandırma boşluğu bağlantılarını demir parmaklıkla sağlamlaştırmalı. Geceleri evden ayrılırken evde birileri olduğu hissini uyandırmak amacı ile lambalardan birisi açık bırakılmalı.
Su uyur hırsız uyumaz
Bazen eşten dosttan duyarsınız, “Benim evim kale gibidir, hırsız asla giremez” diye. Doğru değil. Hırsız için asla zor yoktur. Ama bu hırsıza teslim olacaksınız anlamına da gelmemeli... Eğer güven içerisinde evinizden ayrılmak istiyorsanız, bu tamamen sizin elinizde.
Gün geçtikce artan nüfusu ve ağırlaşan hayat şartlarıyla metropole dönüşen İstanbul barındırdığı 50 bin tescilli bir o kadar da gizli hırsızıyla adeta hırsızlar şehrine dönüştü.
Her gün 50’nin üzerinde otomobilin çalınıp 150-200’ün üzerinde ev ve işyerinin soyulduğu kentte polis, elindeki yetersiz kaynaklara rağmen büyük bir mücadeleye girdiği hırsızlara karşı, zaferin, vatandaşın kendilerine vereceği destekten ve uyarıları dikkate almasından geçtiğini söylüyor. Hırsızın sınıfı, ırkı, dini olmadığını kendilerinin ise daha çok adi hırsızlarla uğraşabildiğini belirten yetkililer, hırsızı bir kişinin veya kurumun malını, parasını ve ziynetini izin almadan menfaati doğrultusunda alıp kullanan kişi olarak tanımlıyor.
İstanbul lider durumda
Polis, hırsızları oto, işyeri ve ev hırsızları olmak üzere üçe ayırıyor.
Vatandaşın otomobilini bulunduğu yerden izinsiz olarak çalıp, change yaparak veya parçalayıp satarak menfaat sağlayan kişilerdir. Otomobilin içerisindeki teyp, çanta, aksesuar gibi değerli eşyaları çalan hırsızlara otodan hırsızlar veya diğer tabiriyle “oto fareleri” denir.
Ülke genelinde yüzde 70’lik bir bölümünün İstanbul’da gerçekleştiği vakalarda 1999 yılı istatistik verilerine göre, şehir genelinde yıl boyu çalınan otomobil sayısı 12 binin üzerine çıktı.
Avrupa’da satıyorlar
Kendi aralarında lüks oto ve sıradan oto hırsızları diye ikiye ayrılan bu kişilerin özellikle lüks oto sınıfında çalışanları olayı uluslararası boyuta kadar taşıyabiliyor.
Çete olarak çalışan ve geliştirdikleri taktiklerle en güvenli otomobilleri bile açmayı başaran hırsızlar, kaçırdıkları otomobilleri yine geliştirdikleri yöntemlerle Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya kaçırarak orada piyasaya sürüyor. 1999 yılı istatistik verilerine göre, son bir yıl içerisinde İstanbul’dan çalınıp yurt dışına çıkarılarak orada satışa sunulan lüks oto sayısı ise 200-250 arasında bulunuyor.
Daha çok gece karanlığıyla ortaya çıkan bu hırsızların, gündüz işbaşında olup, üstünde anahtarı unutulan otoları kovalayanları da bulunuyor.
Oto fareleri için tedbirler
Emniyet yetkilileri
ise hırsızların arasında en tehlikesi olarak gösterilen ve zaman zaman polisle
çatışmaya girmeyi dahi göze alan ve İstanbul genelinde
her gün 50’nin üzerinde otomobili çalan bu hırsızlara karşı alınacak tedbirleri
şöyle sıralıyor.
Garajı olmayan vatandaşlar araçlarını
mutlaka evlerinden görebilecekleri yere park etmeli.
Park sonrası kapı ve pencereler kontrol edilmeli, kontak üzerinde anahtar unutulmamalı, kısa süreli parklarda dahi kontakt anahtarı mutlak suretle alınmalı.
Park sonrası otomobil içerisinde ruhsat, ehliyet ve değerli eşyalar ile yedek kontak anahtarı bırakılmamamlı.
Otomobil alınırken ruhsat üzerindeki bilgiler kontrol edilmeli, yedek anahtarı satıcıdan alınmalı imkan varsa kontak anahtarı değiştirilmeli.
Otomobil alırken otomobilin şase numarasına dikkat edilmeli şase numarası tahrip olmuş oto alınmamalı ve derhal polise bildirilmeli.
Otomobilinize daha güvenli olması için gizli kontakt, kaliteli alarm sistemi veya debriyaj kilitlerinden biri mutlaka yapılmalı.
Otomobillere en azından baston
kilit yapılmalı.
Otomobilin kasko sigortası
ihmal edilmemeli.
Satın alınacak otomobil bağlı bulunduğu Trafik Tescil Şubeleri’nden mutlaka sorulmalı.
Hasarlı olarak satılan otomobilintrafikten dönüşüm işlemlerini tamamlayıp araca ait plaka ve ruhsatı aracın bağlı bulunduğu trafiğe teslim ettikten sonra satış yapılmalı.
Son dönemlerin en yaygın yöntemi change (çalıntı otomobili hasarlı
otomobil üzerine çevirme) önlenme yöntemi buradan geçiyor.
Ev kale değildir
Vatandaşın evini dalgınlık, uyku ve gece karanlığı gibi fırsatlardan yararlanarak soyan hırsızlar ev hırsızı olarak tabir ediliyor. Bu hırsızlar genelde uzmanlık alanı olan evleri soyma konusunda daha çok gece karanlığında ortaya çıkarken, dalgınlıktan yararlanıp semt pazarlarının kurulduğu günlerde çeşitli kisveler altında kapısını çaldıkları evleri soymayı da becerebiliyorlar.
Siz siz olun, asla, “Benim evim kale gibidir” diye böbürlenen eşe dosta aldanmayın.
Her gün 100-150 evin soyulduğu İstanbul’da sayıları resmi kayıtlara göre 20-25 bin civarında bulunan bu hırsızlarla mücadalede alınacak tedbirleri ise polis şöyle açıklıyor:
Evden uzun süreli ayrılmalarda komşulara dönüş tarihi ve gidilecek yer belirtilmeli.
Değerli eşya ve mücevherler uzun süreli ev ayrılıklarında evde bırakılmamalı emanete veya beraberinizde götürülmeli.
Kısa süreli ev çıkışlarında ışıklar ve televizyon açık bırakılmalı.
Seyyar satıcı, bohçacı, tamirci, TEK görevlisi adı altında kapı çalanlar kesinlikle eve davet edilmemeli.
Kapı zili çalındığında tanımadık kişilerin adını soranlara kapı açılmamalı şüpheli görülenler polise bildirilmeli.
Kapı kırılma gürültüsü duyulduğunda dışarı çıkılmadan polis aranmalı.
Zemin ve birinci katların pencerelerine ve balkon kapılarına demir parmaklık yapılmalı.
Çatı katlarda oturanlar havalandırma ve tuvalet pencerelerine korkuluk yapmalı.
Eve giren hırsızlar öncelikle yatak odalarını aradığı için mümkün olduğunca ziynet eşyaları buralarda değil başka bölümlerde saklanmalı. Ziynet eşyası varsa mutlaka küçük çelik kasa yaptırılmalı.
Hırsızlar kalabağı sevdiği için semt pazarlarının kurulu olduğu günlerde daha dikkatlı olunmalı.
İşyeri güvenliği
Daha çok Şişli, Eminönü, Fatih, Kadıköy ve Bakırköy gibi yoğun iş bölgelerinde faaliyet gösteren, Emniyet kaynaklarına göre tescilli sayıları 15 -17 bin arasında olan işyeri hırsızlarının aylık soydukları işyeri sayısı manavından kuyumcuya, bankasından bakkalına 2300-2500 arasında değişirken 1999 yılı istatistiklarine göre bu sayı rekor kırıp 3000 sınırına ulaştı.
Her gün 25-30 arasında işyerinin soyulduğu İstanbul’da birçok soygunun kapı ve pencere kırılması şeklinde gerçekleştiğini belirten polis yetkilileri önlem alınması en zor olan bu tür hırsızlara karşı da vatandaşı uygulamasını istediği tedbirleri şöyle sıralıyor:
İşyerlerinin kapı ve pencerelerine korkuluk yaptırılmalı.
İşyeri kapatılırken kısa süreli de olsa kapı mutlaka kapatılıp kilitlenmeli ve kapı üzerinde anahtar kesinlikle bırakılmamalı.
Büyük işmerkezi ve işhanlarında gerçekleşen soygunların büyük bir kısmının gece gerçekleşmesi nedeniyle gündüz hana girerek kuytu köşelere saklanan şahıslara dikkat edilmeli. Gizli bölmeler ve dükkanlar han güvenlik görevlilerine ve bekçilere kontrol ettirilmeli.
İşçi alınacak şahıslar çok iyi araştırılmalı özellikle yabancı uyruklu şahıslara dikkat edilmeli.
Çalışma saatleri dışında işyerindeki kasalarda para ve ziynet eşyaları bırakılmamalı.
Mümkünse güvenlik kamerası taktırılmalı alarm ihmal edilmemeli.
Tanımadık şahıslarla alışveriş esnasında fatura alma ihmal edilmemeli.
İşyeri, hırsızlığa karşı sigorta edilmeli, kuyumcular yaşı küçüklerden ve tanımadık şahıslardan mal alışverişine girmemeli.
Alınan tüm önlemlere karşı yine de soyulduysanız paniğe kapılmadan ve hiçbir şeye dokunmadan polis aranmalı.
Uslanmaz hırsız yakalandı
Şişli’de üç gün önce cezaevinden çıkan sabıkalı hırsız Serkan Kocayemiş, çıktığı gün giriştiği hırsızlık işinde fark edilince kaçmayı başardı. İkinci gün ise girdiği camide yakalanan Kocayemiş, savcılık tarafından serbest bırakıldı. Buna rağmen uslanmayan Kocayemiş, dün sabaha karşı girdiği evde suçüstü yakalandı. Şişli Merkez Polis Karakolu’na götürülen Kocayemiş, “Bu işi meslek ve hobi olarak yapıyorum” dedi. Beyoğlu’nda, bir otelin otoparkında park halinde bulunan 34 YT O71 plakalı Nissan marka otomobilin camını kırıp içindeki çantayı almak isteyen sabıkalı Ayhan Çalışkan, kaçmaya çalışırken otel güvenlik görevlileri tarafından yakalandı.
Çalıntı araçla kapkaç
Ataköy’den çaldığı 34 DBK 87 plakalı otomobille trafiğe çıkan oto hırsızı İrfan Keskin’i (21), Beyoğlu’nda kapkaç planları yaparken yakayı ele verdi. Yenişehir mahallesinin ara sokaklarında polisin 20 araçlık bir konvoyla kıstırıp yakaladığı Keskin’in polisteki sorgusu sürüyor. Seyrantepe’de polisten kaçan silahlı 3 kişinin içinde bulunduğu araç, bariyerlere çarparak kaza yaptı. Araçtan çıkmayı başaran silahlı şahıslar, gasp ettikleri araçla kayıplara karıştı. Polisin, saat 16.45 sıralarında yakalamaya çalıştığı 34 TU 4867 plakalı otomobiliin içindeki 3 gaspçı, Seyrantepe Lojmanları önünde kaza yaptı. Araçtan çıkmayı başaran şahıslar, Cendereyolu’nda havaya bir el ateş ettikten sonra, sürücüsünü zorla indirdikleri 59 ZD 897 plakalı otomobili gasp ederek, kayıplara karıştı.
Japon turiste saldırı
Öte yandan, Galatasaray-Olympiakos maçında, Galatasaray’ı desteklemek için Atatürk Olimpiyat Stadı’na yürüyerek giden Japon turist Fujita Tashitumi, kimliği belirsiz kişilerin bıçaklı saldırısına uğradı. Gaspçıların, Tashitumi’nin cep telefonunun yanısıra bir miktar parasını aldıkları öğrenildi. Sağ bacağından iki bıçak darbesi alan Tashitumi, Tem Hospital’da tedavi altına alındı. Bu arada, Harun Aslan adlı kişi de stat yakınlarında gasp edildi. Cep telefonunu alan gaspçılar, silah kabzasıyla Aslan’ı başından yaraladı. Harun Aslan, aynı hastanede tedavi altına alındı.
Alış-veriş merkezi otoparkında hırsızlık
31 Ocak Pazartesi akşamı saat 18.00 sularında Altunizade’de bulunan C. Alışveriş Merkezi’ne gittik. Akşam yemeği ve sinema faslından sonra otopark ücretimizi de ödeyip arabamızın yanına gittik. Ancak kapıların ve bagaj kapağının açık olduğunu ve arabanın teybinin çalındığını gördük. O sırada tam karşımızda güvenlik görevlisi ve orada duran arabanın sahibi (İ. G.) tartışıyorlardı. Yanlarına gittiğimizde aynı sorun olduğunu gördük. Polis çağıramadık, çünkü özel mülk olduğu için polis karışmıyor. Oranın güvenliğinden C. sorumlu.
Arabamızın bulunduğu bölgede güvenlik görevlisi ve güvenlik kamerası yani güvenliği sağlayacak hiçbir şey yok. Güvenlik görevlisi çok kaba bir üslupla bu tür olayların onların sorumluluğunda olmadığını, böyle olayların her yerde olabileceğini ve yapabilecek birşeyleri olmadığını bağırarak anlattı. Israrlarımız sonucu gece müdürüyle görüşebildik. Olayı dinledikten sonra, bu tür olayların olabildiğini, güvenliği taşeron firmaların sağladığını, güvenlik elemanlarının yetersiz olduğunu bir sürü örnekle anlattı. En sonunda kanunen ve C. için hiçbir bağlayıcılığı olmayan, sadece o akşam orada öyle bir olay olduğunu bildiren bir tutanak hazırlanıp imzalandı.
Biz diğer mağdur arkadaşlarla birlikte bölge polis karakoluna gidip olayı bildirdik. Görevli polisler de aynı şekilde oranın özel mülk olduğunu, karışamadıklarını, ancak hırsızlar yakalanıp biz C. otoparkından da bu teypleri çaldık deyip geri verirlerse bize iade edebileceklerini söylediler. Kısaca “unutun”dediler. Gece saat 01.30 olmuştu, biz çoluk çocuk perişan bir halde evimizin yolunu tuttuk.
Ertesi sabah C. Halkla İlişkiler’i arayıp durumu anlattık. İlk önce ilgili davrandılar, sorunumuzu halletme yoluna gideceklerini söylediler. Devam eden günlerde ilgi azaldı, oyalamalar başladı ve sonunda C. Yönetiminin bu olaydan sorumlu olmadığını, zararımızı karşılayamayacaklarını bildirdiler.
Şimdi soruyoruz:
Hırsızlık olayı, evimin yanında, yolda, çarşıda veya herhangi bir yerde değil, C. Alışveriş Merkezi’nin güvenlik elemanı ve kameralarıyla denetlenen otoparkında oluyor. Hırsızlar oraya girip nasıl rahat çalışabiliyorlar?
Arabanın teybi neden özel eşya konumuna giriyor. Üstümde taşımıyorum, arabaya bağlı.C. gibi ücretini ödediğim otoparkta arabadan teybi kolonları söküp çanta, çocuk gibi yanımda taşımam mı lazım? Bu tür yerlere güvenemezsek nerelere güvenmemiz gerekiyor? Öyleyse neden otopark ücreti ödüyorum?
Özel mülk olduğu için kimse karışamıyor. Güvenlik görevlileri, eksik eleman çalıştırdıkları için idareyi; idare de dikkatsiz oldukları için güvenliği suçluyor. Asıl suçlu kim, parasını ödediğimiz bir otoparkta mağdur olan bizler mi?
Olay karşısında sonuç alabilmek için son derece iyi niyyetli ve sabırlı davrandık bu nedenle hakkımızı savunamaz hale geldik. Bağırıp çağırmamız, ya da kavga etmemiz mi gerekiyordu?
Para alıyorlar, zarar olunca sorumluluk kabul etmiyorlar. Bizim zararımızı kim karşılayacak?