Sigorta Şirketleri
       

Kategoriler

Sigorta Acenteleri

Genel Sigorta Haberleri
Hayat sigortası
Bireysel Emeklilik Haberleri
Trafik Kasko Sigortası
Sağlık Sigortası
Seyahat Sigortası
İşsizlik Sigortası
Şirket Haberleri
Zorunlu Deprem Sigortası
 
Sigorta Şirketleri » İşsizlik Sigortası » İşsizlik ve gelir adaletsizliği

 

İşsizlik ve gelir adaletsizliği

Sigortalardan.com İşsizlik Sigortası İşsizlik ve gelir adaletsizliği Sigorta Şirketleri,İşsizlik ve gelir adaletsizliği

İşsizlik ve gelir adaletsizliği

 

Ülkemizin en hayati meselelerinden biri olan işsizlik ve gelir dağılımındaki adaletsiz uygulamanın, ülkemizi içine düşürdüğü sosyal olaylara şöyle bakacak olursak konunun önemi daha iyi anlaşılır. Hemen hergün medyada yer alan haber ve görüntülerden, aklı başında, vicdan sahibi olan herkesin daha fazla düşünmesi ve olayın daha trajik bir hal almadan acil çözümlenmesi gereklidir.
Bilindiği gibi, başta üniversite mezunları olmak üzere, ülkemizde sayıları 10 milyonu geçmiş kayıtlı işsizler var. Ben kayıtlı olmayanları da dahil ederek, bu rakamın 15 milyon olduğunu iddia ediyorum. Artan nüfusumuza orantılı olarak yeni işyerleri açılmaması, ekonomik kriz yüzünden birçok işletmenin kapanması bu problemi daha da büyütmüştür.
Bu sorunun aşılmasında geçici bir süre için düşündüğüm tedbirleri şöyle sıralıyorum.
1-Kamuya alınacak personelin, öncelikle mali, sosyal durumları, nitelikleri iyice ve doğru araştırılmalı; gerçekten ihtiyaç ve hak sahibi, aile geçindirme zorunluluğu bulunan insanlar arasından seçilmelidir.
2- Her aileden kaç kişinin kamuda çalıştığı doğru tesbit edilerek işe alınmalı. Mesela 5 çocuklu bir ailenin, her çocuğu kamuda iş bulmuşsa, bu işin araştırması yapılmalı. Diğer yanda 2 çocuğu da işsiz olan ailelere öncelik tanınmalıdır.
3-Her ikisi de kamuda memur veya işçi olarak çalışan ailelerin maaşlarından 100 veya 150 milyon TL kesilerek, ikisinden kesilen 200-300 milyon liranın, işini kaybetmiş, başka hiçbir geliri olmayan vatandaşlarımıza maaş olarak ödenmesi düşünülebilir mi?
4-Devletimiz, aile reisinin bakmakla mükellef olduğu aile efradının sağlık giderlerini karşıladığına göre, ailede bir kişinin çalışması durumunda da bu hizmetleri yapacaktır. Öyle ise, hem gelir dağılımında adaletsizliğe sebep olmamak, hem de sosyal yapımızı güçlendirecek olan yeni politikalar üretilmelidir.
Bir ailede baba ve anne kamuda çalışıp her yaz tatil yapabilirken, öte yanda iş bulamadığı için evlenemeyen, veya hâlâ babasının aldığı emekli maaşına bakan, hiçbir sosyal güvencesi olmayan nitelikli insanlar...
Maalesef geçmişten gelen torpil uygulaması ile, işe yerleştirilmiş bir yığın insan, sonuçta aileler arasında oluşturulmuş gelir adaletsizliği ve sosyal problemler...
Sonuç : Karı-koca olarak kamuda çalışan bir ailenin aylık geliri bugün itibarıyla 1 milyar TL civarındadır. Ülkede açlık sınırının 350-400 milyon olduğunu düşünürsek, aylık maaş toplamı bir milyarın üstünde maaş alan, 2 aileden kesilecek para, işsiz babaya iş ve maaş, açlık sınırında yaşayan çocuklara gıda olacaktır.
Bazı vatandaşların tepkilerini duyar gibi oluyorum, canım ne diye kızıyorsunuz? Ben düşüncelerimi açıkladım. Öyle ya, düşünceyi açıklamak artık suç değil, hem AB’ye girelim diyenler bizler değil miydik? Bu yüzden onca yasa çıkardık. Bu benim görüşüm, beğenmezseniz katılmazsınız...


Zenginin malı züğürdün çenesini yorar

Gelir dağılımındaki dengesizlik başlıca tartışma konularından birisidir Türkiye’de. Her ülkede ultra zenginler ile kıt kanaat geçinenlerin oluşturduğu tezat tabloları vardır. Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde ise, bu durum bir sosyal sıkıntı halinde tezahür eder. Sermaye birikimini yeterince sağlayamamış, ekonomik altyapısını da iyi oturtamamış olan Türkiye, gelir dağılımındaki adaletsizliğe çok keskin bir örnek olmaya devam ediyor. Devlet İstatistik Enstitüsünün milli gelir ve bölüşüm kalıpları esas alınarak yapılan hesaplamalar, 2002 yılı Türkiye’sinde gelirin paylaşımındaki hazin ve ürkütücü tabloyu ortaya koyuyor. Toplam Milli Gelir olan 188 milyar doların 20 milyar doları yaklaşık 150 bin aileye gidiyor. Üstelik bunun içinde ilk 20 bin ailenin yıllık geliri 12 milyar dolar. En zengin % 1’lik kesimde aylık hane geliri 50 bin dolar iken, en alttaki % 1’lik kesimde bu miktar 150 dolara düşüyor. Tam 333 kat fark var arada.
Çarpıklık bunun neresinde ?
Serbest piyasa ekonomisinde servet ve sermaye birikimlerine herhangi bir kısıtlama getirilemez tabii ki. Bu rakamları ortaya koymaktaki amacımız da servet düşmanlığı yapmak değil. Aksine, sermaye birikiminin olduğu, tüketimin arttığı ekonomilerin daha sağlıklı hale geleceğini de biliyoruz. Ancak, sosyal yönü eksik kalmış ekonomik büyümelerin menfi etkilerini de uzun uzun sayıp dökmeye gerek yok. Gelir dağılımının bu derece adaletsizleştiği, servet ve sermaye birikiminin yaygınlaşmayıp, dar bir zümrenin elinde toplandığı ekonomilerde rakamsal olarak büyüme sağlansa bile, ekonomik gelişmeden ve kalıcı büyümeden söz etmek imkansızdır. Ülkenin Milli Geliri artmazken nüfus büyüyorsa, diğer yanda da dar bir zümrenin eline geçen gelir yıldan yıla artıyorsa burada ekonomik büyümeden değil, bir fon ( kaynak ) transferinden bahsedilebilir ancak. Nitekim yıllardır olan da budur Türkiye’de. Ekonomi büyümezken, iç borç sürekli büyümektedir. Devlet aldığı borç karşılığında, kendisine borç verenlere sürekli daha çok ödeme yapmak durumunda kalmaktadır. Bu ödemeyi finanse etmek için de, yeni vergiler, ek vergiler, fonlar, kesintiler vs. çıkartarak geniş kesimlerden fon toplamaktadır. Fonların vatandaştan toplanıp dar bir zümreye transferi dediğimiz budur.
Kötü para iyi parayı kovar
Gelir dağılımındaki temel sebeplerden birisi devletin sürekli daha fazla borçlanması ise, diğeri de üst yapıdaki çarpıklıklardır. Mali ve idari mekanizmalardaki aksak yapı, gelirin haksız ve çarpık bir şekilde belirli ellerde toplanmasına yol açıyor. Bir tarafta yolsuzluk ekonomisinden beslenen insanlar, diğer tarafta ise, verginin tabana yayılmamasından dolayı, vergisiz kazançlarla zenginleşen zümreler. Dikkat edilirse, buradaki esas problem, sermayenin, yani gelirin belli ellerde toplanması değil, sermayenin katma değer sağlamaksızın el değiştirmesidir. Oluşan servet birikiminin, büyük oranda yatırıma, istihdama dönüşmemesidir. Milli gelir artmamakta, ama birilerinin cebine azalarak giren para, bir kaç onbin kişinin birikimi haline dönüşmektedir. Ortaya çıkan servet artışları, ekonominin büyümesinin değil, zaafiyetlerinin sonucu olmaktadır. Tehlikeli olan da budur.
Türkiye’de acilen yapılması gereken, refahı tabana yayacak, zenginin elindeki sermayeye zarar vermeden, geniş kitlelerin milli gelirden daha çok pay alacakları üretime dayalı bir yapıyı oluşturmaktır. Vergi reformunun ve her türlü gelirin vergilendirilmesinin sağlanması, yolsuzluk ekonomisinin mutlaka ve tez elden önünün alınması çok önem arzetmektedir. Ve tabii ki, ekonomik ahlaksızlığın temelinde yatan birinci unsur olan kamu borçlanma ihtiyacını ve reel faizleri aşağıya çekmek öncelikle sağlanmalıdır. Faiz tasarrufların değerlendirildiği bir enstrüman değil , zenginleşme vasıtası olmaya devam ettikçe gelir dağılımı da düzelmez, refah toplumu da sağlanmaz.

. İşsizlik ve gelir adaletsizliği hakkında açıklamalar İşsizlik ve gelir adaletsizliği konusunda bilgiler İşsizlik ve gelir adaletsizliği hakkında Basında Çıkan Haberler

 

İşsizlik Sigortası Diger Sayfalar :

 

Editörün Secimi

Araç sigortaları

Nakliyat Sigortası

Hırsızlık sigortası

Eşya sigortası

Konut Sigortası

Online Trafik Sigortası

Özel emeklilik Sigortası

Özel Emeklilik sigortaları

Ölüm sigortası

Özel sağlık sigortası

Kapkaç Sigortası

Kaza sigortası

İşsizlik sigortası

Malullük sigortası

İşyeri Sigortası

Sigorta numarası

Eğitim sigortası

Danısmanlık Şirketleri

Ferdi Kaza Sigortası

Yurtdışı sağlık sigortası

Sel sigortası

Emeklilik yaşı

Tarım sigortası

 

 

Ara
En Çok Okunan
Okunma: 1
SSK da gün sayısı nasıl hesaplanır
Okunma: 0
Ücretin eksik ödenmesi
Okunma: 0
Risk yönetimi şartı
Okunma: 0
Trafik kazalarında maddi zarar ile ölüm ve yaralanmalarda alınacak tazminatlar
Okunma: 0
Sigorta acenteleri ve Sigorta temsilcileri doğru bir şekilde eğitilselerdi
Resim
Ticarette altın kurallar
Ticarette altın kurallar

 

 

 

 

 |   |   | 
Copyright © 2007
Sigortalar Kadınlar