|
Zorunlu Deprem Sigortası yapan şirketler
Sigortalardan.com
Zorunlu Deprem Sigortası Zorunlu Deprem Sigortası yapan şirketler
Sigorta Şirketleri,Zorunlu Deprem Sigortası yapan şirketler
Hazine Müsteşarlığı, Zorunlu Deprem sigortası yapacak sigorta şirketlerinin isimlerini belirledi. Müsteşarlıktan yapılan yazılı açıklamada, Zorunlu Deprem Sigortasi yapacak firmaların 18 adet olduğunu bunun önümüzdeki hafta içerisinde 30’a yükselebileceği belirtildi. Müsteşarlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre şimdilik belirlenen ilk şirketler şunlar: “İhlas Sigorta, Ak Sigorta, Garanti Sigorta, Batı Sigorta, Ege Sigorta, Ticaret Sigorta, Birlik Sigorta, Emek Sigorta, Şeker Sigorta, İsviçre Sigorta, T.Nippon Sigorta, Güven Sigorta, Işık Sigorta, Güneş Sigorta, Axa-Oyak Sigorta, T. Genel Sigorta, Toprak Sigorta, Anadolu Sigorta.”
Hazine Müsteşarlığı’nda bir basın toplantısı düzenleyen Önal, “Zorunlu Deprem Sigortası Fonu’na Dünya Bankası katkı sağlayacak. Burada toplanan paraların tek başına bu işi karşılaması söz konusu değil. Bütün vatandaşların sigorta yaptırmasını istiyoruz. Fon kendi kendini finanse ederse, bu bizim için başarıdır” dedi. Fon’da birikecek paranın 20 milyar dolar olarak öngörüldüğünü vurgulayan Önal, depremde ise 8.5 milyar dolar kaynak aktarıldığını hatırlattı. Recep Önal, bir gazetecinin faizlerin yükselişine ilişkin sorusuna ise,”Faiz bir sonuçtur. Bunun için faizlere kesinlikle müdahale yok. Para bollaştıkça faiz düşmektedir” şeklinde cevap verdi.
Deprem sigortası tamam KHK`ya göre, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yeralan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile inşa edilen meskenler, zorunlu deprem sigortasına tabi olacak. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar ile köylerdeki binalar, sigorta kapsamı dışında kalacak. Zorunlu deprem sigortasını, bağımsız bölümler ve binalar için malikler veya varsa irtifa hakkı sahipleri üstlenecek. Mesken olarak inşa edilecek bağımsız bölümler ve binalar için, ilgili mevzuat çerçevesinde inşaat ruhsatı alınmış olunması kaydıyla, iskan izninden veya içinde yaşanmaya başlandığı tarihten itibaren 1 ay içinde zorunlu deprem sigortası yaptırılacak. Kararnamenin sigorta yapma ve yaptırma zorunluluğuna ilişkin bu maddesi, 9 ay sonra yürürlüğe girecek. KHK çerçevesinde, uygulamaya ilişkin görevleri yerine getirmek üzere, Doğal Afet Sigortaları Kurumu da kurulacak.
SİVİL SAVUNMA KANUNU Bu arada, Sivil Müdafaa Kanunu ile Belediye Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. Değişikliğe göre, 7126 sayılı “Sivil Müdafaa Kanunu”nun adı “Sivil Savunma Kanunu” olurken, Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlükleri, Adana, Afyon, Ankara, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, İzmir, Sakarya, Samsun ve Van illerinde kurulacak. Gönüllü kişi ve kuruluşlar, İçişleri Bakanlığı’nca belirlenecek esaslar çerçevesinde sivil savunma hizmetlerine katılabilecekler. Sivil savunma işlerinde çalışacak merkez için 50, taşra teşkilatı için de 2 bin 420 personel kadrosu ihdas edildi. Deprem sigortası 6 milyar dolar getirirdi Körfez Rotary Kulübü’nce düzenlenen konferansta konuşan Merkez Valisi Yazıcıoğlu, başta depremle ilgili olarak çeşitli konularda görüşlerini anlattı. Üniversitelerde inşaat mühendisliği konusunda eğitim verildiğini, ancak bina yıkımı konusunda yeterli tecrübeye sahip olunmadığını belirten Yazıcıoğlu, bu yüzden İspanya’dan dinamitle yıkım yapan ekiplerin çağrıldığını söyledi. Yazıcıoğlu, devletin, Erzincan depreminden sonra Erzincan’ı ayağa kaldırdığını, Marmara Bölgesi’ni de ayağa kaldıracağına inandığını da vurguladı. Konut ve işyeri sigorta sisteminin kurulması gerektiğini ifade eden Yazıcıoğlu, ‘’Deprem öncesi zorunlu sigorta sistemini kursaydık 6 milyar dolar alırdık’’ diye konuştu.
Okan Balcı (İsviçre Sigorta Genel Müdürü) Prim risk durumuna göre belirlenmeli İsviçre Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Okan Balcı genel olarak Zorunlu Deprem Sigortası taslağını benimsediklerini ancak, ellerinde yazılı bir metin olmadığı için anlaşılamayan konular bulunduğunu söyledi. Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nün 14 Eylül 1999 tarihinde Ankara’da tertip edilen panelde açıkladığı “Zorunlu Deprem Sigortası” hakkındaki görüş ve önerilerimiz, elimizde yazılı bir metin olmadığı için konferansta tespit edebildiğimiz bilgiler ışığında aşağıdaki gibi özetlenebilir. Zorunlu Deprem sigortası fikrini benimsiyor ve destekliyoruz. Sigortanın sivil rizikolar için geçerli olmasını ve ticari ve sınai risklerin hariç tutulmasını gerçekçi ve doğru buluyoruz. Yeterli bir açıklama olmadığı için anlayamadığımız konular ise şöyledir: Kurulacak, ismi her ne ise, fonun başlangıç sermayesine Dünya Bankası ve sigorta şirketleri katılacak denilmiştir. Düşünülen 500 milyon dolar, başlangıç sermayesi veya fonu için sigorta şirketlerine 250 milyon dolar bir katkı düşmektedir. Bu eğer bir sermaye vazı ise sigorta şirketleri; a-) Böyle bir meblağı bulabilirler mi? b-) Böyle bir yatırımın getirisi var mıdır? Varsa nedir? Böyle bir getiri yoksa bu bir nevi vergi salmak olmaz mı? Sigorta primi sabit olmak yerine aynı teminat için tehlike zonlarına göre gruplandırılabilir. Önerilerimiz; a-) Fon Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği bünyesinde kurulacak “Deprem Sigorta Fonu” adlı bir organca yürütülmeli; İdaresi Birlik yönetimine ait olmakla beraber, TeknikYönetim ve Yatırım yönetimleri için kurullar tesis olunmalıdır. Fon, devlet an’anesi içinde denetlenmelidir. b-) Sigorta şirketleri fona isterlerse kapasite tahsisi sureti ile katılabilmeli ve bunun karşılığı ticari ve teknik teamüller doğrultusunda şirketlere verilmelidir.
Kemal Yücesan (Koç Allianz Genel Müdür Yardımcısı) Düzenlemeler sigortacıları da ikna etmeliKoç Allianz Genel Müdür Yardımcısı Kemal Yücesan, kanun tasarısı yapıcı bir girişim olmakla birlikte bazı ilave düzenlemelerin yapılmasını da gerekli kılıyor dedi. Yapılarda mal ve can güvenliğini sağlamak bakımından gündeme gelen kanun tasarısı; inşaatta kullanılan malzemenin imalatçısının, inşaatı yapanların ve denetim kuruluşunun sorumluluğu ile bunların sigortalanmasına ilişkin hükümleri düzenlemektedir. Halbuki ülkemizde yapının inşasına ilişkin standartların yeniden gözden geçirilmesi ve özellikle doğal afetlere dayanıklılığı sağlayacak koşulların belirlenmesi, denetim kadar ve hatta ondan çok daha fazla önem arz etmektedir. Elbette şehir master planları bakımından yeni yerleşim alanları belirlenirken, zemin etüdlerinin doğru yapılmasını sağlayacak ve yerel yönetimleri de bu açıdan ve iskan verilmesi itibarı ile sorumlu kılacak düzenlemeler üzerinde yoğunlaşması da gerekli olup, bunlar amaçlanan can ve mal güvenliğini sağlamanın temelini oluşturabilecektir. Kanun tasırısı sigorta şirketlerine denetim kuruluşu üzerinde takip ve hatta denetim kuruluşu ile yapılan sigorta sözleşmesinin feshi hakkını vermektedir. Ayrıca sigorta şirketinin yapı denetim kuruluşuna teminat vermeme hakkı da korunmuştur. Ancak diğer bir maddede, sigorta şirketlerinin belirtilen sorumluluk sigortalarını zorunlu olarak yapmakla yükümlü olduklarına değinilmektedir ve yapmamaları halinde para cezasına çarptırılmaları sözkonusudur. Bunlara göre denetim kuruluşunun; statüsü, bağımsızlığı, objektif ve ilmi kıstaslara göre çalışmasına ilişkin düzenlemeler de yapılmalıdır. Her şeye rağmen, bu kanunun yürürlüğe girmesi halinde daha önce yapılmamış denetim, yeni yapılarda can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımından yararlı olacaktır. Bu gelişme, bu yönü ile sigorta şirketleri açısından da gelecekte taşınacak riskler itibarı ile beraberinde olumluluk getirecektir. Şirketlerden Zorunlu Deprem Sigortasına evet
Okan Balcı (İsviçre Sigorta Genel Müdürü) Yasa denetimi artıracak EGS Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Yılmaz Anakaçoç, Zorunlu Deprem Sigortası girişimini desteklediklerini söyledi Zorunlu Deprem Sigortası’nın esasen Sigorta ve Reasürans Şirketleri Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönetmeliği’nde düzenlenmiş bulunan “Deprem hasar karşılıkları” maddesi ihdas edilirken düşünülmesi beklenirdi, zira bu karşılıkların ileride olması kuvvetle muhtemel büyük bir deprem olayında kullanılabileceği düşüncesi ile yola çıkılmıştı. Ancak deprem sigortalarının zorunlu hale getirilmesi o zaman düşünülmedi, düşünülse idi bugün çok daha geniş bir portföy yapısının birikimi bulunacaktı. Geç kalınmakla birlikte, bugün düşünülmesi ve hayata geçirilmesi de bir gelişimdir. Biz EGS Sigorta olarak, böyle bir girişimi candan destekliyoruz. Zira bu mecburiyet, Yapı Denetimi ve Sorumluluk Yasası’nın da aynı anda ihdas edilişi ile yapılanmadaki denetimi arttıracak. Bina zemin etütlerinin yapılarak daha sağlıklı binaların yapılmasına yardımcı olacak.
Ö. Ali Erül (Demir Sigorta Genel Müdürü) Politika üstü bir devlet güvencesi olmalı Demir Sigorta Genel Müdürü Ö. Ali Erül “Zorunlu Deprem Sigortası” ile ilgili görüşlerini yurtiçi ve yurtdışı olarak ayırarak, reasürans bacağını da düşünerek şöyle açıkladı. Resmi verilere göre 31.12.1998 itibarı ile Türkiye’de toplam 665.870 deprem teminatı almış yangın poliçesi vardır. Bu poliçeler için verilmiş toplam teminat 103 milyar USD olup; bu teminatın % 41.40’ı I. e III. (İstanbul, Sakarya, Kocaeli, Yalova) deprem bölgelerindedir. Aynı bölgelerdeki depremli poliçe sayısı 266.050 olup bu sayı da toplam depremli poliçe sayısının % 39.96’sıdır. Zorunlu deprem sigortası ile varsayılan 10 milyon ruhsatlı konuta toplam 280 milyar USD mertebesinde bir teminat verilecektir. Halihazırda deprem sigortası satın almış konutlar düşünüldüğünde kabaca 250 milyarlık USD bir yeni işten bahsetmek yanlış olmayacaktır. 1999 senesi için reasürans piyasasının Türkiye’ye sunduğu toplam katastrof teminatının 1-1.5 milyar USD olduğu düşünülürse sağlanması gereken korumanın ne kadar yüksek olduğu ortaya çıkmaktadır. Önümüzdeki 20 yılda önemli bir deprem olmazsa Deprem Fonu’nda nemaları ile birlikte yaklaşık 27 milyar USD toplanması hedeflenmektedir. Türkiye’nin 1 yıllık ihracatına eşit olan bu kaynağın bazı kesimlerin iştahını kabartmaması olası değildir. Bu nedenle taslakta da bahsi geçen özerk yapının hep korunması, bu fonun da geçmişte birçok örneğini gördüğümüz kurutulmuş fonlardan biri olmaması için politika üstü kalıcı bir devlet garantisi gerekmektedir.
Erhan Tuncay (Garanti Sigorta Genel Müdürü) Tedbirler riski azaltmaz Garanti Sigorta Genel Müdürü Erhan Tuncay “Zorunlu Deprem Sigortası” ile ilgili görüşlerini, deprem hasar rakamları, sigorta/reasürans ilişkilerini şöyle açıkladı: Son zamanlarda sigortacılar deprem sigortası yapmak istemiyor gibi yansıtılmakta ve yanlış değerlendirmeler yapılmaktadır. Sigorta özünde bir finansman kurumudur. Belli olasılıklar ve belli gerçekleşmeleri değerlendirerek fiyatlama yapar ve bu fiyatlamayı da reasürörler ile paylaşır. Zorunlu olarak getirilen bir sigorta türünde maalesef şu ana kadar gördüğümüz tarife sisteminin ağır bastığı ve bu tarifeler hesaplanırken de istatistiklerden ziyade gelir düzeyi ve kamuoyu baskıları gözönüne alınarak oluşturulan ucuz fiyatların gündemde olmasıdır. Sigortacıların, bazı zorunlu sigortalarda kendi uhdesinde tutabilecekleri riskler vardır. Örneğin trafik sigortalarında olduğu gibi. Burada hasar bellidir, nihayetinde katasrofik bir risk taşımaz. Ama zorunlu olarak getirilmesi düşünülen deprem sigortalarında ise bu sözkonusu olamaz. Ne kadar önlem alırsanız alın, belli ölçeğin üzerindeki depremlerde yapılar zarar görebilir, bunun karşılığında da bir katasrofik risk doğar, bundan dolayı bu olasılığı da gözönüne alarak fiyatlama yapmak ve reasürörle de buna göre bir paylaşım gerekir. Zorunlu olması, düşünülen bir sigorta teminatı sisteminde tarife ve reasürans parametrelerinin dikkate alınması şarttır. Deprem Sigortası talebinde artış
Anadolu Sigorta’dan yapılan açıklamada, deprem gününden itibaren 24 saat hasar ihbarı alan bir merkez oluşturan şirkete, bugüne kadar bin 700 başvuru geldiği bildirildi. İhbarlardan 1233’ünün konut, kalanının fabrika ve işyeri hasarlarından oluştuğu kaydedilen açıklamada, yapılan ekspertiz çalışmaları sonucu bu hafta sonuna kadar, yaklaşık 10 milyon dolar hasar tazminatı ödeneceği belirtildi. Riski en yüksek bölgede bile 15 milyarı konut, 5 milyarı da eşya için düzenlenen ve deprem teminatını da ihtiva eden poliçenin bütçeye yükünün ayda 6 milyon lira olmasına rağmen, tüketicilerin genel eğiliminin bugüne kadar gerçekleşme ihtimalini düşük gördükleri için deprem riskini poliçelerden çıkarmak yönünde olduğuna işaret edilen açıklamada, deprem bölgesinde toplam kayıp içinde sigortalı olanların payının yüzde 10’u aşmadığı vurgulandı.
Deprem sigortası kanuni Halil Ustaoğlu adlı bir vatandaş, Zorunlu Deprem Sigortası uygulamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istedi. Danıştay 11. Dairesi, söz konusu düzenlemelerin iptal istemini oybirliğiyle reddetti. Dairenin gerekçeli kararında, Türkiye’nin aktif bir deprem kuşağı üzerinde bulunduğu belirtilerek, Türkiye’nin deprem riski ile karşı karşıya olması sebebiyle meydana gelen depremlerde büyük zararların oluşacağının kuşkusuz olduğu vurgulandı. Kararda, deprem riskinin karşılanması için toplanan paraların gaye dışı kullanılmasının mümkün olmadığına da işaret edildi.
.
Zorunlu Deprem Sigortası yapan şirketler hakkında açıklamalar Zorunlu Deprem Sigortası yapan şirketler konusunda bilgiler Zorunlu Deprem Sigortası yapan şirketler hakkında Basında Çıkan Haberler
| |