|
Zorunlu sigortalar aceleye gelmemeli
Sigortalardan.com
Zorunlu Deprem Sigortası Zorunlu sigortalar aceleye gelmemeli
Sigorta Şirketleri,Zorunlu sigortalar aceleye gelmemeli
İnter Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Karaköse, sektörde yıllardır tartışılan Zorunlu Konut Sigortası ve Yapı Denetimi Sigortası’nın depremden sonra aceleye getirilmemesi gerektiğini söyledi. Nihat Karaköse’nin bu sigortalar ve deprem sonrası sigorta sektörünün geleceği ile ilgili görüşleri şöyle: Sektörün bu sınavdan çok yara alarak çıkacağını düşünmüyorum. Bazı sıkıntılar olacaktır. Bu da doğaldır. Ekonomik krizin hemen sonunda daha şirketler ve ülkemiz o krizi atlatmaya çalışırken, böyle bir afetin meydana gelmesi tabii ki talihsizlik. Ama biz sigorta şirketleri olarak, zannediyorum ki sağlıklı reasürans çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Burada bütün mesele zamanında ve doğru hasar tespitlerinin yapılması ve ödemeye geçilmesi. Bu boyuttaki bir hasarda iki saatte bu hasarı ödüyorum diye ortaya çıkmak akılcı bir davranış olmaz, sağlıklı bir sonuca ulaşıp hasarları makul sürelerde ödemek esastır. Bir sigorta şirketinin batması herhangi bir ticaret şirketinin batmasından çok çok daha zordur. Eğer makul bir çalışma yapmış bir sigorta şirketi ise en fazla hasar ödemesinde bazı gecikmeler olur bu da toleransla karşılanır ama batmak çok yanlış bir terimdir bana göre. Çünkü sigorta şirketleri, Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Başbakanlık Denetleme Kurulu tarafından denetlenen kurumlardır. Deprem sektürün önünü açar mı sorusuna gelince, böyle bir afetten sonra tabii ki sigortaya talep artar. Bize de sürekli talep geliyor. Bir musibet bin nasihattan evladır diye meşhur bir atasözümüz var ama işin doğrusu herhalde bu musibeti yaşamadan tedbir almak. Yıllardır özellikle konutlardaki yangın ve buna bağlı olarak verilen deprem teminatının zorunlu hale getirilmesini savunuyorum. Bu konuda bir karar almak istenirse, işin bürokrasisi, kontrol sistemi gibi noktalar halledilebilir. Bunların hepsi üzerinde uzlaşılabilecek konulardır. Önemli olan işin prensibinde anlaşmak. Bugün bir tabii afet meydana geldiği zaman % 1-2 oranın dışında kalan her şey sigortasız çıkar. Sigortasız çıkınca da “Devlet baba bana yardım et” demeye başlarız. Devlet, her yere koşuşturmaya çalışıyor, herkesin yarasını sarmaya çalışıyor. Sonuç itibariyle de % 90-100 arasında oluşan ekonomik hasarı gidermeye çalışıyor. Ben de diyorum ki biz sigorta şirketleri olarak % 10-20 koasürans ile deprem sigortası yapıyoruz. Öyleyse diyelim ki bir tabii afetle karşılaştık böyle bir afetin zorunlu sigorta olduğunu varsaydığınız zaman, zararın büyük bir kısmını sigorta şirketleri karşılayacak. Yani diyelim ki % 20’sini devlet karşılayacak % 80’ini sigorta şirketi karşılayacak. Böyle bir hadisede devletin üzerindeki yükün büyük bir kısmı sigorta şirketine paylaştırılmış olacak. Devlet bu masrafları karşılamak için iç borçlanmaya gidiyor, dış borçlanmaya gidiyor. Bunların faizleri var. Söylediğimiz gibi bir sistem kurulsa bunlara hiç gerek kalmıyor. Sistem kendi içinde bunu götürüyor.
Sigorta bilinci gelişmeli... Kapital Sigorta Genel Müdür yardımcısı Ceyhan Hancıoğlu, deprem ve reasürans ile ilgili görüşlerini açıkladı: “Sigorta şirketleri deprem veya herhangi bir doğal afet olayında zorlanmayacaktır. Çünkü reasürans denilen sistemin kullanılması ve uygulanmasıyla sigorta şirketleri kendi üstlerinde tuttukları riskleri bile reasüre edip özel anlaşmalarla korumaktadır. Fakat bu anlaşmalardaki özellik gereği Sigorta şirketlerinin her doğal afet veya hasar sonrası anlaşmalarını yenileme hakkı vardır ve bunu kullanırlar. Pek çok sigorta şirketinin anlaşması gereği yeniden olabilecek doğal afet öncesinde kullandıkları teminatı yeniden alacaktır. Hepsinin de teminatı alma ve yenileme gücü vardır. Dolayısıyla sigortalıya yansıyacak para ödemeleri de belirsiz ve karamsar değildir. Sigortalı da kaç defa olursa olsun bundan sonra deprem teminatlı sigorta poliçesi alsa da korkmasına gerek kalmayacaktır. İşin sadece şu boyutu vardır: Bir sene içinde birçok hasar üst üste olursa dünya reasürans piyasaları belki bu doğal afet frekansının yüksek olduğu bölgelerdeki bunun içine ülkemiz de giriyor, sene sonlarında yapacağı anlaşmalarda biraz fazla katı ve taviz vermeyen bir tavır alacaktır. Sonuçta çok ihtimal vermesek de deprem fiyatlarının yükseltilmesi, şartlarının ağırlaştırılması, koasürans ve muafiyet miktarlarının daha da artırılması gibi veya reasürörlerin Türkiye’deki sigorta şirketlerine verilecek kapasitelerin daraltılması neticesinde sigorta şirketleri daha az deprem teminatı vermek zorunda kalabilecek ve eskisi kadar belki çok da rahat deprem teminatını yazamayacaklardır. En kötü ihtimalle böyle bir risk olabilir. Veya belki sigortalıyı direkt olarak ilgilendirmeyen ama istihsal acenteleri ve dağıtım kanallarını ilgilendiren tarafı reasürörler sene sonundaki anlaşma neticesinde depremden verdikleri reasürans komisyonlarını düşüreceklerdir.”
.
Zorunlu sigortalar aceleye gelmemeli hakkında açıklamalar Zorunlu sigortalar aceleye gelmemeli konusunda bilgiler Zorunlu sigortalar aceleye gelmemeli hakkında Basında Çıkan Haberler
| |